Koltuğa her oturan, hiç değişmeyen üç virüsle karşı karşıya kalır. Birincisi, "Ne yapıp edeyim de bu koltuktan kalkmayayım" virüsüdür
* Demokratik kurumların yerleşmiş olduğu ülkelerde bu virüse karşı tedbir alınmıştır. Koltuğa oturan bir gün mutlaka kalkacağını bilir. Bazen başarısız olduğu için kaldırılır, bazen de kendisinden bıkıldığı, halk yeni yüz görmek istediği için kaldırılır. Koltuğa oturan, "oralarda" bunu bilir ve koltukta ebediyen kalma rüyası görmez.
* "Koltukta kalma hırsı" virüsü bir kez koltuğa oturmuş olanın vücuduna girdiği andan itibaren, o vücudun taşıdığı kafanın ilk hedefi gelecek seçimde kazanma güvencelerini bulmaktır. Seçim sistemini değiştirmek, seçim bölgeleriyle oynamak akıllarına ilk gelen tedbirdir. Hepsi bunu dener ve hiçbir seçim kanunu ya da seçim çevresi değişikliğinin zamanını doldurmuş bir iktidarı ayakta tutmaya yetmediğini aklına getirmez.
Üçlü enfeksiyonun sonu!
İkinci virüs, "kendi zenginini yaratma" virüsüdür. Bu virüs harekete geçtiği andan itibaren ülkenin sermaye yapısına başka gözle bakılmaya başlanır, bunlar "bizden olanlar" ve "bizden olmayanlar" diye ikiye ayrılır. Bundan sonraki çabanın hedefi "bizden olanlar" in daha güçlü hale getirilmesidir.
* Bu virüs de, kamu maliyesinin şeffaf olmadığı, devletin elindeki mali imkânların siyasiler tarafından rahatlıkla kullanılabildiği ülkelerde faaliyettedir.
Kamu maliyesi şeffaf ise, bütçe birtakım karışık oyunlarla; vakıflar, fonlar vb. yollarla halktan gizlenmiyorsa bu virüsün varolması için uygun ortam yoktur.
* Üçüncü virüs "medyaya merak" virüsüdür. Bu virüs beyne yaklaştığı anda, ilgili koltuk sahibi medyayı da "bizden olanlar" ve "bizden olmayanlar" diye ikiye ayırır. Bu virüs çalıştıkça koltuk sahibi "bizden olmayan" medyayı iyice "dize getirmek" için çeşitli yollara başvurur. Bu hedefe ulaşmak için de medya yapısının yeniden "dizayn" edilmesi çalışması yapılır. Üç virüs birbirine sıkı sıkıya bağlıdır ve birlikte hareket eder, "hastayı" üçü birlikte felç eder. Bu virüslerin faaliyette olduğu bünye, üç alanda da çok başarılı olduğunu sandığı anda koltuktan gider, neden gittiğini de bir türlü anlayamaz. Bu virüslerin daha önceki çalışmaları ve bu çalışmaların sonuçları için bakınız: 12 Eyül askeri yönetim dönemi, Özal dönemi, Demirel dönemi, Yılmaz dönemi, Çiller dönemi.
İktidar virüsleri
Koltuğa her oturan, hiç değişmeyen üç virüsle karşı karşıya kalır. Birincisi, "Ne yapıp edeyim de bu koltuktan kalkmayayım" virüsüdür
Haberin Devamı

