İktidar kaydırmaca

Haberin Devamı

Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesiyle “tamamlanan” AKP iktidarı, siyasi tarihimizin en “güçlü” iktidarlarından biri oldu.

Böyle güçlü siyasi iktidarların kendi içinde filizlenmesi kaçınılmaz hastalıkların neler olduğu bellidir. Bunlara çok değinildi. En çok da Menderes örneği verilerek, Putin örneği verilerek uyarılar yapıldı.

Ancak bu hastalıkların bir bölümünün tetikleyicisi her zaman “dışarısı” olmuştur, şu anda da öyle oluyor...

Siyasi iktidar kendi içindeki hastalıkları teşhis edebilir, bastırmaya çalışabilir. İşte o zaman “dış kuvvetler” harekete geçer.

Şu anda da, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olması ve büyük siyasi kriz ihtimallerinin ortadan kalkmasıyla “iktidar kaydırmaca oyunu” başladı.

***

Bu oyunu oynayanlar, iktidara, her türlü siyasi iktidara yakın olduklarında kendini iyi hissedenler, devletle ekonomik ilişkileri olanlar ve “bir gün gelir lazım olur” diye düşünenlerdir.

Bunların iktidarı kuşatma faaliyetlerinin hedefi ayrı ayrı olabilir ama yöntemleri aynıdır. Önemli olan, iktidarın kıyısına şöyle ya da böyle ilişivermektir.

Şu anda, koca koca adamların “Abdullah Gül’ün doğum gününün 29 Ekim olmasının sembolik bir anlamı vardır” demesi, bunların iktidara yanaşma yöntemlerinin nasıl sonsuz olabileceğini gösteriyor.

Eğer Gül 1 Ocak günü ya da Ramazan’da doğmuş olsaydı ona göre “sembolik anlamlar” yüklenecekti.

***

Ve bu yapıldıktan sonra “iktidar kaydırmaca oyunu”nda ikinci aşamaya geçilir.

İkinci aşama, iktidarın kaymaya başlaması aşamasıdır. İktidar sahiplerinin adları caddelere verilir, okullara verilir, çevrede binlerce kişi sürekli olarak onların büyüklüğünü anlatır durur.

Egoları iyice okşanmış olan iktidar sahipleri de kaymaya başlar. Aslında kendi çevrelerine doluşmuş olanların bir önceki ya da birçok önceki iktidar sahiplerinin çevresinde de bulunduğunu unuturlar. Ya da unutmayı tercih ederler.

***

Bu “kayma sistemi”nde kendi zenginlerini yaratma faaliyeti de çok önemli bir yer tutar.

Kaymaya başlamış iktidar, yaratılacak yeni zengin sınıfının bir sonraki iktidarın yanına hızla geçeceğini aklına bile getirmez.

İktidar sahipleri, “doğum gününün bile sembolik anlamı var” diyenlerden sakınmaları gerektiğini söyleyenleri pek sevmez.

Çünkü “kayma sistemi”ne kolayca uyum sağlamaya başlamışlardır. “Kayıyorsunuz” diyenlerden de nefret eder, onları hemen gözlerinin önünden uzaklaştırırlar.

Siyasi iktidarlar ne kadar güçlü olursa o ölçüde “kaymaya” eğilimli olur.

22 Temmuz’daki seçim başarısının ardından 28 Ağustos Çankaya seçimi AKP’yi, Gül-Erdoğan ikilisini çok güçlü kılmıştır.

DİĞER YENİ YAZILAR