İkizlerin gösterisi

Haberin Devamı

Erdoğan-Baykal ikilisinin karşılıklı laf oturtma gösterisi seçim kampanyasını belirliyor. Biri sabah konuşuyor, diğeri hemen cevap veriyor, sonra öteki ona cevap veriyor, böylece heyecanlı bir gösteriyle zamanı geçiriyorlar.

İnsanlar her fırsatta “iş” diyor, ekonomik kriz içinde gelecek umudu için çırpındıklarını söylüyor; bu ikili başka bir âlemde. Kendi ikili âlemlerinde yaşayıp konuşuyorlar.

Bu durum ikisini de rahatlatıyor, çünkü Başbakan geleceğe dönük umut verecek herhangi bir şey söyleme imkânına sahip değil, ekonomik krizi normal vatandaş gibi izliyor ve kızıyor.

Baykal da bu seçimi başarıyla bir tür hükümet referandumuna çevirdi ama, “onlar gitsin”den sonra “neden ben geleyim”in cevabını vermemekte ısrarlı davranıyor.

***

Yerel seçim kampanyası, son genel seçimlerden daha sert geçiyor, ama içeriği boşalmış bir sertlik bu. Politika üretemeyenler, vatandaşa net bir şey söyleyemeyenler durumdan memnun.

Vatandaş işsizlikten yakındıkça da kampanyanın en büyük hayali vaadi adayların hemen tümü tarafından tekrarlanıyor. Bütün partilerin adayları sürekli olarak iş imkânı yaratmaktan söz ediyor.

Yerel yönetimlerin, bugünkü yapı içerisinde iş alanı yaratmak gibi bir imkânı yoktur. Yapabilecekleri, partinin çevresinden belediyelere daha çok çalışan almaktan öteye geçemez. Bazıları daha gerçekçi davranıyor, çeşitli kurslarla gençlerin becerilerinin artırılacağını söylüyor. Bu iyi bir şey, ancak pratikteki karşılığı o gençlere iş bulmak değil.

Belki daha çok kaldırım yaptırıp bozdurarak para dağıtabilirler, ama IMF ile yapılacak anlaşmada yerel yönetimlere aktarılacak kaynaklar konusunda belli sınırlamalar getirilecektir. Bunun anlamı da belediyelerin kemer sıkmak zorunda kalacağı gerçeğidir.

***

İki lider meydanlarda heyecanla birbirlerine bazen düzeyi iyice aşağı indirerek cevap yetiştirirken, gölgede kalan adaylar birbirinin aynısı üç cümleyle kampanya yürütmeye çalışıyor.

Yaşadığımız, her bakımdan en kısır seçim kampanyası manzarasıdır. Meydanları kaplayan bu ikili gösteri içinde kimsenin siyasi üretkenlik göstermesi de mümkün değildir.

Ama her durumda Erdoğan-Baykal ikilisinin durumdan çok memnun oldukları hallerinden belli. Bu memnuniyet 29 Mart akşamı neye dönüşür? Bunu bilemeyiz, ama vatandaş açısından görünen sonuç, sıkıntıların büyümesinden başka bir şey değildir.

DİĞER YENİ YAZILAR