Referandum sonrası genel seçimde, AKP’nin tek başına iktidar olması ve olmaması üzerine iki senaryo erkenden ortaya çıktı. İki senaryo da son dönemin iki “yükselen” ismi üzerine kurulu. AKP’nin tek başına iktidar çoğunluğu alamaması durumunda, Kılıçdaroğlu’nun yönetimindeki CHP ile koalisyona gitmesi ihtimali birinci senaryoyu oluşturuyor.
Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi daha farklı bir siyaset üslubuna çekeceği, Kürt meselesi ve Avrupa Birliği gibi temel konularda daha “katılımcı” bir çizgiye yönelmesi beklentileri üzerine bir AKP-CHP koalisyonu umudunun ortaya çıkması doğaldır.
Ancak ikinci senaryo, birincisi ile bağlantılı olsa da olmasa da, Tayyip Erdoğan’ın “yukarı” çıkarak siyasetten “gönderilmesi” üzerine kurulmuştur. Saadet Partisi Genel Başkanı Kurtulmuş’un adı da bu senaryo dolayısıyla ortaya çıkıyor. Senaryoya göre Erdoğan Cumhurbaşkanı olacak, Kurtulmuş, partisinin Erbakanlar’dan kurtardığı bölümüyle AKP’ye gelecek ve Erdoğan’ın yerine genel başkanlık koltuğuna oturacaktır. Bu durumda “milli görüş” tümüyle AKP içinde “erimiş” olacaktır. Ancak bu senaryonun ucunda “milli görüş”ün AKP’ye egemen olması ihtimali de bulunuyor.
İki senaryonun da gerçekleşmesi ihtimali bazı şartlara bağlıdır.
Şartlardan birincisi, 12 Eylül referandumunda sandıktan çıkacak sonuçtur. Sonuç, Erdoğan’ın liderliğini tartışma konusu haline getirirse “Kurtulmuş senaryosu” daha hızlı devreye girebilir. Ancak burada Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün tavrının da etkili olacağını hesaba katmak gerekiyor. Çünkü bugüne kadar 2012’de Erdoğan Çankaya’ya Gül başbakanlığa senaryosu çok konuşuluyordu.
Siyaset sahnesi referandum ve seçim sonrasında yeniden şekillenecektir, bu bir zorunluluktur. Hükümet’in ve Başbakan Erdoğan’ın birkaç koldan yaşadığı tıkanma yeni açılımları zorunlu kılıyor. CHP’deki “Baykal tıkanması” aşılmış göründüğüne göre sıra AKP’ye gelmiş oluyor...
Böyle senaryoların konuşulmaya, yazılmaya başlaması, her zaman temeldeki bazı rahatsızlıkların ürünü olarak ortaya çıkar. Şimdi de öyle oldu, çünkü şu anda yaşanan tıkanmalar toplumun bütün kesimlerini rahatsız ediyor. Referanduma kadar bu arayışlar sürecek, 13 Eylül sabahından itibaren de bazıları elenecek bazıları öne çıkacaktır.

