İki gösteri

Biri geçen hafta sonunda gerçekleşti. "Ya hilafet ya şehadet" pankartı ve "Hizb-üt Tahrir" imzası vardı

Haberin Devamı

Biri geçen hafta sonunda gerçekleşti. "Ya hilafet ya şehadet" pankartı ve "Hizb-üt Tahrir" imzası vardı.

İkinci gösteri dün birkaç bölgede gerçekleşti. Amaç "Abdullah Öcalan'a destek"ti altında PKK imzası vardı.

Birinci gösteriye hiçbir müdahale olmadı, ikincisine "makul" ölçüler içinde müdahale edildi.

Her ikisinin de demokrasinin "doğal" sınırları içinde yer aldığı söylenebilir. Ancak ikisi de toplumsal "vicdanı" yaralayan, toplumda "kin ve düşmanlık" yayacak nitelikte gösterilerdir.

* PKK gösterileri, Başbakan'ın Diyarbakır'da "Kürt sorunu" kavramını telaffuz etmesinden ve bu sorun ile terör arasındaki farkı vurgulamasından sonra gerçekleşmiştir. Böyle bir "barış" havası içinde ateşkes ilan etmek durumunda kalan PKK'nın gösterileri önemli bir gövde gösterisidir.

Gösterinin amaçlarından birinin halen PKK'nın başında Abdullah Öcalan'ın bulunduğunu ve örgütün ona bağlı olduğunu göstermek olduğu düşünülebilir.

'İmralı baskısı' ve barış yolu
Başbakan Erdoğan "Kürt sorunu" sözünü telaffuz ettikten sonra önemli ölçüde de olumsuz tepki aldı. Ama aralarında Kürt kökenli aydınların da bulunduğu "etkili kesimler" barış ve silah bırakma çağrılarını tekrarlayarak "barış yolu"na katkıda bulunmaya çalıştılar.

Dünkü gösteriler bütün bu çağrıların reddedilmesi, uzatılan ellerin itilmesi anlamına gelir. Ankara'da "Kürt sorunu" diyenleri zor durumda bırakma amacına da dönük olabilir.

Son çıkışlar
Kürt kökenli vatandaşlarımızın üzerindeki "İmralı baskısı"nın ortadan kalkmasının "barış yolu"nun inşa edilmesi için ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı.

* Öcalan'ın kendi etkinliğini ve gücünü göstermek, hapisten çıkma umudunu canlı tutmak için yürüttüğü politikanın Kürt kökenli vatandaşlarımızın "demokratik hakları" ile bir ilgisi bulunmuyor.

* Tam tersine bu politika sürekli olarak demokratik hakları ve açılımları tehlikeye sokuyor, toplumsal gerilimi artırıyor ve şiddete yönelen toplumsal tepkileri de tetikliyor.

Tekbir getirip hilafet isteyenlerle Öcalan'a bağlılık gösterisi düzenleyenler arasında, eylemlerinin yaratacağı sonuçlar bakımından herhangi bir fark yok. Her ikisi de Türkiye'de yaşayan bütün insanların yararına olan demokratik gelişmeyi önlemeye yöneliktir.

İkisi de varlıklarını, adı ne olursa olsun "savaş" ortamında bulanların ve bunun dışında yaşama şansı tanımayan bir ruh halinin getirdiği son çıkışlardır.

DİĞER YENİ YAZILAR