Hırant Dink 6 ay hapse mahkûm oldu. Orhan Pamuk da benzer bir tehdit altında. Bu iki davanın arka arkaya geldiğini düşündüğümüz zaman yine bir görüntü kirliliği ortaya çıkıyor.
Sürmekte olan davalarla ilgili olarak "etkileyici" yorum yapmak yasak. Ama bu iki davayı başka bir açıdan görmek de mümkün.
Yasalarımız henüz çağ dışı unsurlardan tümüyle temizlenmiş değildir. Meclis'ten geçirilirken Yeni Türk Ceza Kanunu'na temel özgürlükleri kısıtlayıcı birçok maddenin "sızdığı" biliniyor. Hırant Dink'e ve Orhan Pamuk'a dava açılmasında uygulanan maddeler bu türdendir.
Bu maddeleri ceza kanunundan temizlemek için ille de Avrupa Birliği'nden tepki ve uyarı gelmesini beklemek kadar anlamsız bir durum olamaz.
Batı medyası bugüne kadar Türkiye hakkında çok ayrıntılı yayın yapmıştır. Görüşmelerin başlamasıyla gösterilen bu dikkat katlanarak artacaktır.
"Kol kırılır yen içinde" durumu artık dünyanın hiçbir köşesi için geçerli değil. Türkiye içinse bundan böyle hiç geçerli olmayacak. Türkiye'de olan biten her şeye dair bilgiler anında dünyanın bütün merkezlerine ulaşıyor.
Bunu bildiğimiz halde, kendi söküklerimizi dikmek için ille de bunu bize başkalarının söylemesini ve defalarca hatırlatmasını beklemeyi açıklayacak sıfatları yazmak suç olabilir.
Hükmetin önünde engel yok
Hırant Dink'in mahkûmiyeti ile ilgili olarak Adalet Bakanı'nın "Yargıtay'da hallolur" demesi de temel eksiklerimizi düzeltmek yerine günü kurtarma politikaları üzerine yoğunlaşmamızın bir göstergesidir.
Dışişleri Bakanı da Orhan Pamuk'un davasının düşürülmesini beklediği söyledi. Ancak bunlar son dakika "müdahalesi" niteliğindedir.
Türk Ceza Kanunu'nda doğru dürüst düzeltmeler yapılmadığı sürece Hırant Dink ve Orhan Pamuk davaları tekrarlanabilir.
Her davanın Yargıtay'da düzeltileceğini umut etmek yerine artık benzeri olayların yaşanmasını önleyecek asıl tedbirlerini almak hem zorunludur hem de acildir.
Yasanın gerektiği gibi düzeltilmesi, Türkiye'de artık düşünce suçu denen çağ dışı bir ayıbın kalmadığının bütün dünyaya ilanı olacaktır.
Bu konularda hükümetin elini tutacak herhangi bir engel bulunmuyor. Meclis içinde bir muhalefet olamaz, Meclis dışındaki muhalefetin de engelleyici bir etkisi olamaz. Hükümet bu imkânı hızla kullanmalıdır.
İki dava
Hırant Dink 6 ay hapse mahkûm oldu. Orhan Pamuk da benzer bir tehdit altında. Bu iki davanın arka arkaya geldiğini düşündüğümüz zaman yine bir görüntü kirliliği ortaya çıkıyor
Haberin Devamı

