Milletvekili aday listelerini hazırlama konusunda en büyük zorluk CHP’de yaşanıyor. Nitekim, ellerini oldukça ağırdan alıyorlar.
Görevinden istifa ederek CHP’den aday olmaya hazırlananların isimlerine bakıldığında da, bu partinin seçime “iki parti” gibi gireceğinin bütün belirtileri ortaya çıkıyor.
CHP içindeki muhafazakâr-devletçi kanat, en azından birkaç Ergenekon sanığının da milletvekili adayı olması için uğraşıyor. Halen tutuklu olan bazı isimler aday olmasa da CHP’den aday adayı olmak için harekete geçmiş eski “kamu” görevlilerinden bazı isimler CHP’yi yine Ergenekon’un kıyısında tutmaya katkıda bulunacak.
Buna karşılık CHP’de “yenilenme” ve sosyal-demokrat kimlik kazanma, o doğrultudaki politikalara yönelme umudunu taşıyan bazı isimler de bu partiden aday olmak istiyor.
DİSK’in eski Genel Başkanı Süleyman Çelebi, 12 Mart’ı da yaşamıştır, 12 Eylül’ü de yaşamıştır. Çelebi’nin adının altında ya da üstünde, “askeri müdahale zemini yaratmak” suçundan yargılanan, yargılanmasa da siyasi faaliyetlerinin kıyısında bu özlemin bulunduğu belli bir ismin yer alması CHP’ye şu ya da bu nedenle oy vermeyi düşünenler için hiç de zihin açıcı, umut verici bir durum yaratmayacaktır.
12 Eylül’ün “Bayrak Planı”nı örnek alarak “Balyoz Planı” hazırlayanların savunmasını yapanlar da, savundukları yönetim anlayışının sahipleri de bir zamanlar “vatanı kurtarmak için” eziyet ettikleri insanlarla birlikte Meclis’e girmeye çalışmaktan pek hazzetmeyeceklerdir.
Sezgin Tanrıkulu’na, herhalde kendisi Diyarbakır’dan aday olur, aynı partinin listelerinde yer alan ve insanların ana babalarının Kürt mü Ermeni mi olduğuna meraklı ırkçılar sorulduğu zaman, o da buna cevap bulmakta bayağı güçlük çekecektir. 12 Eylül’ün Diyarbakır cezaevini yönetenlerin bu kez de insanları stadyumlara toplamayı düşünenlerin avukatlarıyla aynı parti listesinde bulunduğunu açıklaması da hiç kolay olmayacaktır.
Laik cumhuriyeti kurtarmak için son çözümün askeri müdahale olduğunu düşünenlerle, sadece laiklik değil, bütün sorunlarının çözümünün sadece ve sadece demokrasi olduğunu düşünenlerin aynı listelerde ama manevi olarak iki parti halinde seçime girmelerinin iki taraftan da oy getireceğine inananlar olabilir. Ama iki tarafın da tepki gösterebileceğini, oyların kaçabileceğini de düşünsünler.

