İki buçuk cephenin sonuçları

Haberin Devamı

En basit meselede bile, derinini düşünmeden, konuşmadan sonuçlar üzerine bölünmeyi, hatta düşmanlık etmeyi alışkanlık haline getirdik. Dolayısıyla “ikna” kavramını tümüyle hayatımızdan çıkardık.

AKP’nin gizli gündemi olduğuna inanmak, hükümetin her icraatını tek başına düşünme, tartışma ihtimalini ortadan kaldırıyor ve AKP’nin gizli gündemi olduğuna inananlar; ne derse desin, ne yaparsa yapsın, CHP’nin eleştirilmesini “AKP yandaşlığı” olarak görüyor.

Karşılarında ise AKP’nin ve liderinin her türlü eleştiriden muaf olması gerektiği inancı bulunuyor. Bu inanca sahip olanların başında da liderinin kendisi yer alıyor.

Bir de “Başbakan’ı eleştirip kızdırmayalım ki demokratik reformlardan yan çizmesin” politikasını yürüten “liberaller” var. Onlara göre de AKP ve Erdoğan eleştirilse bile çok “usturuplu” eleştirilmeli ki morali bozulmasın. Üstelik o eleştiriler Erdoğan ve AKP’nin karşısındaki “ulusalcı-Ergenekoncu cephe”nin işine yarayabilir, dolayısıyla bundan kaçınmak gerekir.

Bu iki buçuk cephenin şekillenmesi henüz demokrasi ruhunun siyasette ve toplumda kök salmamış olduğunun en açık göstergesidir.

***


İki buçuk cephenin iki buçuğu da kendisininki dışında bir yorum ya da bakış getirilmesinden hazzetmiyor. Bir fikri açıkça söylemeyi, bir icraatı açıkça desteklemeyi ya da eleştirmeyi sürekli olarak “kimin işine yarıyor” kıstasıyla değerlendirmenin sonucu da bugünkü katı cepheleşme olarak ortaya çıkıyor.

O yüzden de şu anda “demokratik açılım” ya da Kürt meselesi açıkça tartışılamamakta, Ermenistan ile yapılan protokollerin önemi görmezden gelinebilmektedir.

O yüzden sosyal demokrat CHP ile radikal milliyetçi MHP sözcüleri aynı fikirleri aynı kelimelerle savunmakta, daha doğrusu her demokratik gelişmeye karşı çıkmayı görev bilmektedir.

O yüzden AKP’nin içinde ve AKP’yi kayıtsız şartsız destekleyen gazetelerde herhangi bir tartışma olmamakta, bunlar sadece “karşı cepheler”e saldırmaktadır.

***

Bu paylaşım, iki buçuk cephenin iki buçuğunun da kolayına geliyor.

Kolaylığı kaybetmemek için de cephenin AKP tarafı, hatta bazı “liberal” unsurlar, kendi içinde farklılıklar taşıyan ve bütün taraflara mesafeli durma çabası içinde olan gazetelere, yayıncılara dört koldan saldırıyor, güçlerini kırmak ve onları “parçalamak” için uğraşıyor.

AKP cephesinin ve buçuk cephenin iktidarda olma avantajı var. Ama yarın diğer cephe iktidar olursa durum değişmeyecek, sadece roller değişecektir.

DİĞER YENİ YAZILAR