Avrupa Birliği liderleri iki ay sonra Türkiye hakkındaki kesin kararlarını açıklayacaklar. Büyüklerden İngiltere ve Almanya'nın, daha önce açıkladıkları gibi, Komisyon'un önerisine uyacakları bellidir. Fransa'da ise tartışmalar devam edecektir.
* Avrupalı siyasilerin hemen tümünün, Türkiye'ye ilişkin karar verirken kendi kamuoylarıyla sorunları olacaktır. Bunda, sağ partilerin Türkiye üzerinden yürüttükleri propagandaların etkisi de vardır. Ancak son yıllarda Türkiye ve Türk dendiğinde insanların gözlerinin önüne gelen olguların payı daha da büyüktür.
* Ortalama bir Avrupa vatandaşı eğer gazete okuyor ve televizyon haberlerine göz atıyorsa, Türkiye adını duyduğu haber ve görüntülerin bizim açımızdan hiç de olumlu olmadığı kesindir.
Son yirmi yılda Türkiye, askeri yönetim, askeri mahkemeler, tutuklanan insanlar, öldürülen insanlar, siyasi cinayetler, faili meçhul cinayetler, PKK terörü ve buna karşı kontr-terör uygulamaları dolayısıyla hep gündemde olmuştur. Türkiye, düşünce suçu diye çağdışı bir kavramın var olduğu, insanların görüşleri ya da yazıları dolayısıyla hapse atıldığı bir ülke olmuştur.
* Türkiye, Batı basınına ve televizyonlarına ekonomik ve siyasi krizlerle, radikal İslam tartışmalarıyla, türban kavgalarıyla yansımıştır. Her 1 Mayıs'ta polislerle gençlerin kıyasıya dövüştüğü birkaç ülkeden biri olarak Türkiye herkesin kulağına çalınmıştır.
Devlet değil, sivil toplum
Bugün Avrupa'da, tabii ki aydın kesimlere değil, ama ortalama vatandaşlara Türkiye sorulduğu zaman ya bu korkunç görüntüler dökülecektir ya da bunların arkasındaki deniz, güneş ve turizm ülkesinin imajları.
* Türkiye'nin bu imajı iki ayda değiştirmesi mümkün değildir. Ama bu, hiç uğraşmamak gerektiği anlamına da gelmez. Önümüzdeki iki ayda, mümkün olabildiğince Avrupa kamuoylarının Türkiye imajını değiştirmek yönünde çaba göstermek şarttır.
* Bu çabanın kesintisiz sürmesi ve önümüzdeki 8-10 yıl, görüşmeler ne kadar sürerse sürsün, aynı yoğunlukta devam etmesi de şarttır.
Bu çabanın devlet kuruluşları eliyle yapılması ise söz konusu bile olamaz. Devreye girmesi gerekenler bütün sivil toplum örgütleridir, devlet de bunlara destek olacaktır.
Avrupa Birliği halklarının Türkiye'yi içlerine sindirmelerinin başka yolu yoktur.
İki ayda ne yapılabilir?
Avrupa Birliği liderleri iki ay sonra Türkiye hakkındaki kesin kararlarını açıklayacaklar. Büyüklerden İngiltere ve Almanya'nın, daha önce açıkladıkları gibi, Komisyon'un önerisine uyacakları bellidir. Fransa'da ise tartışmalar devam edecektir
Haberin Devamı

