"İhbar"mış!

İstanbul'daki dayak rezaletini haklı çıkarmaya çalışanlar iki görüş ileri sürüyor. Birincisi: "Gösteri izinsizmiş"...

Haberin Devamı

İstanbul'daki dayak rezaletini haklı çıkarmaya çalışanlar iki görüş ileri sürüyor. Birincisi: "Gösteri izinsizmiş"...

* Bunlar bir zahmet Anayasa'nın 34'üncü maddesine baksınlar ve "izinli" gösteri olmadığını görsünler.

Gösteri izinsiz diyerek vatandaşa dayağı, üstelik sadece 60 kişilik bir çocuk topluluğuna biber gazıyla saldınp dövmeyi haklı göstermeye çalışanlar ancak küçük bürokrat kafalar olabilir.

İkinci söylenen: Avrupa kendisine baksın... Doğrudur, Avrupa ülkelerinde de buna benzer olaylar olmuştur, olabilir. Ama bunu söyleyenler böyle bir olay olduktan sonra ne yapıldığını da söylemek zorundalar. Olayların üstü örtülmüş, sorumlu memurlar korunmuş mu yoksa görevlerinden el çektirilmiş ve yargılanmışlar mı?

* Bunları öğrendikleri zaman fena halde mahçup olacaklardır. Avrupa'yı bu kadar iyi izliyorlar ise, bu hafta Fransa'da yaklaşık iki milyon kişinin sokağa çıktığını, bazı liseli grupların sağa sola zarar verdiğini, ancak polisin bunları sadece dağıttığını da bilmeleri gerekir.

Kimi kandırıyoruz?
Dayağı savunma çabasındaki koronun başında bulunan Başbakan'ın "Medya Türkiye'yi Avrupa'ya ihbar etti" sözü de kahvehane köşelerinde bile söylense ayıplanması gereken bir söz olarak kayda geçmiştir.

* Bu mantık diyor ki: "Sahte rakı haberlerini de koymayın, sonra turist gelmez...

* Bu mantık diyor ki: "Töre cinayeti haberlerini de büyütmeyin ihbar olur..."

* Bu mantık diyor ki: "Kol kırılır yen içinde kalır, medya buna göre davransın..."

Bu mantık, Başbakan'ın "medya nedir", "demokrasi nedir", sık sık tekrarladığı "özgürlükler ve sınırları nedir" konularını ciddi olarak düşünmesi ve bunları bilenlere sorması gerektiğini gösteriyor.

* 2005 yılında "Medya Türkiye'yi Avrupa'ya ihbar etti" diyebilen bir Başbakan'ın Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliğini gerçekleştirmek için çalıştığını söylemesi de "traji-komik" bir durum!

İstanbul'daki dayak olayını çeşitli bahanelerle haklı göstermeye çalışmak yerine tek bir şey yapılması gerekiyordu. Tekrarlayalım: Olayın hemen ardından bir hükümet yetkilisi çıkıp dayak olayını kınayacak ve sorumlular hakkında gerekenin yapılması için hareket geçildiğini söyleyecekti.

Bu yapılsaydı iş biterdi.

Avrupa medyasının bu olayın üzerinde bu kadar durmasının nedeninin Türkiye'yi yönetenlerin olayın üstünü kapama ve haklı gösterme çabası olduğunu görelim ki böylece hastalığı teşhis edip tedaviye geçelim.

Yok, Başbakan Türk medyasına "ihbarcı" der, biz de "Avrupa medyası abarttı" dersek, hastalık beslenir ve giderek kronikleşir.

DİĞER YENİ YAZILAR