İhaleleri kim bırakır?

Siyasilerin ve yerel yöneticilerin adlarının karıştığı hemen hemen bütün yolsuzluk iddiaları kamu ihale düzeninden kaynaklanmaktadır

Haberin Devamı

Siyasilerin ve yerel yöneticilerin adlarının karıştığı hemen hemen bütün yolsuzluk iddiaları kamu ihale düzeninden kaynaklanmaktadır. Daha doğrusu, hiç kimse denetimi de içinde olan, kuralları iyi belirlenmiş bir sistem kurmaya teşebbüs bile etmemiştir. Çünkü bir siyasi sınıfın varolmasını sağlayan "çevre" bu ihale sisteminden nemalanan kesimdir. Bu sistemde ille de "rüşvet" gibi açık bir suç işlenmesi gerekmez. Siyasi ya da yerel iktidar sahibi ihaleyi yönlendirme imkânlarına sahip olduğu için bu çabası daha sonra, özellikle seçim dönemlerinde açık ya da kapalı destek olarak kendisine döner. Bu yüzden de merkezde ya da yerel düzeyde iktidar sahibi olanlar bu kuvvetlerini ellerinden bırakmamak için her şeyi yaparlar. Genellikle muhalefette olanlar da "ileride biz de yararlanırız" diye düşünerek bu konunun sadece sonuçları üzerine bağırıp çağırır, ama sorunu temelden çözebilecek düzenlemeleri pek dile getirmezler. Türkiye'nin ihale düzeninin yarattığı kaçak, en büyük kara deliklerden biri olarak iyice ortaya çıkınca meseleye Ankara'dan önce Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu el koydu. Türkiye'nin doğru dürüst ve kaçakları en aza indirecek bir ihale yasası hazırlaması istendi. Bu tür yasalar için fazla araştırma yapmaya da gerek yok. Böyle bir sorun yaşamayan ya da en alt düzeyde yaşayan ülkelerde ne yapıldığına bakmak bile yeterli.

Eski tas eski hamam
Sonuçta hazırlanan yeni ihale yasası "kimsenin" içine sinmedi. Bundan önceki hükümetin büyük krizlerin ardından yapmak zorunda kaldığı önemli reformlar ve yasa değişikliklerinin arasına ihale yasası bir türlü girmedi. Son olarak da Meclis'e sevkedilen yeni tasarıda AKP hükümeti tarafından çok önemli bulunan değişiklikler yapıldı. Yani eski düzen birkaç rötuşla devam edecektir.

* Yeni ihale yasası öncelikle, bütün ihale düzenini denetleyecek olan Kamu İhale Kurulu'nun görev alanını daraltıyor. Buna göre en önemli sektörlerdeki büyük KİT'ler ve belediyelerin Birleri kapsam dışı kalıyor. Bunun anlamı da bugün ihaleci, harcamacı kuruluşların asıl ağırlığını taşıyanların eski düzende yaşamaya devam edecek olmalarıdır.

* Bunun yanında Kamu ihale Kurulu'nun görev alanı içinde kalmış olan kamu kuruluşları da 2 trilyon liraya kadar olan ihalelerinde yine denetim dışı kalmaktadırlar. Bunun anlamı, eski ihale düzeninin esasının yaşamaya devam edecek oluşu ve sonucu da gerek Ankara'da gerekse yerel yönetimlerde yolsuzluk, hırsızlık iddialarının sonunun gelmeyeceğidir. Siyasiler, kamunun kaynaklarını yasaların eksiklerinden faydalanarak çarçur ettiler ve devlet iflas etti. AKP hükümeti ihale düzeninin eskisi gibi sürmesinin yaratacağı sakıncaları iyi bilmek durumundadır. Buna rağmen ihale düzenini değiştirmezlerse bunda kötü niyet arayanlara da kızmaya hakları yoktur.

DİĞER YENİ YAZILAR