Avrupa Birliği liderleri, 17 Aralık'ta yapacakları zirvede Türkiye hakkında karar verecekler. Bu kararda sadece Türkiye'ye ilişkin değil, Avrupa'nın kendisine ve geleceğine bakışıyla ilgili birçok unsur rol oynayacak.
* Bir yabancı gazetecinin sözüyle, Türkiye için bu karar "tutku" ve "takıntı" ya dönüşmüş durumda.
Eğer kararda herhangi bir "ima" yer alırsa yine kalbimiz kırılacak gibi ve huzursuz bir ruh hali içinde bekliyoruz.
Huzursuz olmamız için birçok neden var.
* Önce Avrupalılar son "zina" tartışmasını unutmuş değil. Bu tartışmanın içinde, Türkiye'de "kadının durumu" nu görüyorlar. Töre cinayetlerini görüyorlar, imam nikâhlarını görüyorlar, kuma düzenini görüyorlar, başlık parası gerçeğinin hâlâ hüküm sürdüğünü görüyorlar, kız çocuklarının okula gönderilmemesini görüyorlar.
Huzursuz olmakta haklıyız çünkü "kadının durumu" na bağlı olan bütün diğer meselelerde de tatmin edici bir ilerleme sağlamış değiliz.
* 2004 yılında biz hâlâ "kız çocuklar okula" kampanyası yapıyoruz ve buna rağmen İstanbul'da bile sayıları on binleri bulan kız çocuklarının okula gönderilmediğini biliyoruz...
Ortak irade olmadan...
Huzursuz olmamız için başka nedenlerimiz de var ve kimileri, ne yapılırsa yapılsın, bu nedenlerin etkin olması için hâlâ direniyorlar.
* Mehdi Zana'nın havaalanında gözaltına alınması bu nedenlerden biridir.
* Kandil Dağı'nda röportaj yaptı diye bir gazetecinin gözaltına alınması da bu nedenlerden biridir.
* Suç dünyasının emniyete ve yargıya uzanmış ilişkileri de bu nedenlerden biridir.
Türkiye ortak bir iradeyle, büyük bir toplumsal değişimin yaratması gereken coşkuyla 17 Aralık'ı bekleyemiyor.
Değişime direnenler alttan alta çalışmaya devam ediyorlar.
Bunlar AKP'de de var, CHP'de de var, iş hayatında da var. Halkın her kesiminde var olmaya devam ediyorlar.
Daha ileri bir toplumdan korkanların, bu topluma ulaşma yolunda herhangi bir fedakârlık yapmak istemeyenlerin sesleri şu anda çok yüksek çıkmıyor, ama varlıklarını sürdürüyorlar.
Huzursuz ve tedirginiz. Ödevlerimizi tam olarak yapıp yapmadığımız konusunda içimiz rahat olmadığı için huzursuzuz; "öğretmen" durumumuzu anlayacak diye de tedirginiz.
17 Aralık öncesinde ve sonrasında gerçek ve samimi bir "toplumsal hamle" iradesini gösterebildiğimiz gün tedirgin ve huzursuz olmamız için hiçbir neden kalmayacaktır.
Huzursuz bekleyiş
Avrupa Birliği liderleri, 17 Aralık'ta yapacakları zirvede Türkiye hakkında karar verecekler. Bu kararda sadece Türkiye'ye ilişkin değil, Avrupa'nın kendisine ve geleceğine bakışıyla ilgili birçok unsur rol oynayacak
Haberin Devamı

