Haberin Devamı
Nuşirevan, 530 yılında bugünkü İran topraklarında yaşayan Sasaniler’in hükümdarı olarak tahta geçti. Nuşirevan 48 yıllık saltanatı süresince adaletiyle bütün bölgede büyük ün kazandı, ülkesini ve halkını ileriye götürmüş iyi ve adil bir yönetici olarak anıldı, hikâyeleri dilden dile dolaştı.
Şirazlı Sadi, “Gülistan”dan önce yazdığı “Bostan”da ölüm döşeğindeki Nuşirevan’ın kendisinden sonra tahta geçecek olan büyük oğlu Hürmüz’e verdiği son öğütleri anlatır.
“Oğlum,
Kendi rahatınla meşgul olma, önce yoksulların gönüllerini gözet. Hükümdar kendi rahatını düşünmekle kalırsa, onun ülkesinde kimse rahat edemez. Çoban uyursa sürüye kurt dalar. Akıllı bir insan asla bunu istemez.
Kim muhtaçsa, kim yoksulsa onu koru... Padişahın tacı, halkın sayesinde başında durur.
Halk kök gibidir, padişah ise ağaç... Nasıl ağaç kökünden kuvvet alırsa, padişah da halkından kuvvet alır.
Oğlum,
Sakın halkın kalbini yaralama, yoksa kendi kökünü kazımış olursun.
Doğru bir yol mu arıyorsun? İşte bilginlerin yolu. Bu yolun bir yanında ümit vardır, diğer yanında ise korku... İnsan, iyiliğin ümidi ve kötülüğün korkusuyla aklın yolunu bulur. Bir padişahta bunların ikisi varsa, onun ülkesi sığınılacak, yaşanılacak ülke olur.
O hükümdar, Tanrı’nın lütfunu ümit ederek kendisine ümit bağlayanlara lütufta bulunur; saltanatına bir zarar geleceğinden korkarak da zarar veren kimseyi hoş görmez.
Eğer hükümdar bu tabiatta değilse o ülkede kimse rahat yüzü göremez. Eğer insanın ayağı o ülkeye bağlıysa, kaderine boyun eğer. Ama tek bir attan başka şeyi yoksa da, atına atlar gider.
Halkının hükümdarından sıkıldığı bir ülkede ferahlık arama.
Kibirli yiğitlerden değil, Tanrı korkusu olmayanlardan kork.
Halkının kalbini harap eden padişah, ülkesinin bayındır halini ancak rüyasında görür. Haraplık ve kötü şöhretin kaynağı zulümdür. Bu sözün gerçekliğini bütün akıllı insanlar bilir.
Halkı zulüm içinde bezdirmek en kötü şeydir. Çünkü halk saltanatın sığınağı ve dayanağıdır. Köylünün gönlüne kendin için riayet etmelisin. Gönlü hoş edilen bir işçi daha çok iş yapar.
Nihayet:
Kendisinden iyilik gördüğün kimseye fenalık etmek, insanlık değildir...”
Sadi’nin aktardığı gibi, Nuşirevan’ın oğlu Hürmüz’e öğütleri bunlar. Bundan sonra ne olmuş?
Tarih kitapları Hürmüz’ün babasının öğütlerini tutamadığını, ancak 11 yıl süren hükümdarlığında ülkesini iyi yönetemediğini, herkesle kötü geçindiğini, halkı da âlimleri de kendisine küstürdüğünü, sonunda bir komutanının isyan ederek Hürmüz’ü tahtından indirdiğini yazıyor.

