Türkiye'nin yanıbaşında büyük bir yangın hızla yayılıyor. Bu yangın Türkiye'nin geleceği açısından en hayati gelişmeleri başlatacaktır. Bu yangınla birlikte, bütün Ankaralı yetkililerin ağız dolusu söyledikleri tanımla, "Türkiye'nin stratejik ortağı ABD" ile en ağır kriz yaşanmaktadır. Bu krizin kaynağı çok açıktır: Hükümet savaş öncesi aldığı tavırlarda büyük patinajlar yapmış en kaba deyimiyle Amerika'ya "kazık" atmıştır. Savaşta ABD'nin yanında yer alacağına ilişkin bütün işaretleri veren, Türkiye'deki üs ve tesislerin savaşa Amerikalılar tarafından hazırlanmasını kabul eden Hükümet daha sonra karar değiştirmiş, zikzaklar çizmiş ve Amerikan yönetimini zor durumda bırakacak bir şekilde kenara çekilmiştir. Almanya ve Fransa'nın bu savaşa ilişkin tavırları en başından beri açık olmuş, bu ülkelerin yöneticileri ilk günden beri karşı tavırlarım açıklamış, hiç patinaj yapmamışlardır. Diplomasi zaafının sonucu
Elbette Türkiye ne Fransa'dır ne Almanya. Yangın onların değil Türkiye'nin yanıbaşındadır. Türkiye'nin daha ince bir diplomasi yürütmesinin bütün gerekleri ortadadır. Ama Hükümet böyle bir diplomasi yürütememiş ve ABD ile büyük bir kriz ortamını yaratırken hem Kuzey Irak'la ilgili gelişmelerde geriye düşmüş hem de Saddam yönetiminin tehditlerinin hedefi olmuştur. Türkiye açısından savaşın en acil yanını Kuzey Irak meselesi oluşturmaktadır. Buradaki Kürt gruplarıyla bir anlaşma sağlanamamıştır ve bunlar Türkiye'yi tehdit olarak görmeyi ve göstermeyi sürdürmüştür. Batı basınında bu konuda yer alan hemen bütün yorumlarda "Türkiye'nin Kuzey Irak'ı işgal niyeti"nden söz edilmektedir. Kuzey Irak'a ilişkin olarak Amerikan yönetimi de çok açık bir karşı tavır almıştır. Türk askerinin ABD ile anlaşmadan Kuzey Irak'a girmesi demek, Türkiye'nin Irak Kürtleri ve müttefikleri olan Amerikan birlikleri ile "sıcak temas" yolunun açılması demek olacaktır. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök dünkü açıklamasında Amerika'ya, serzeniş ya da sitemi aşan ifadelerle seslenmiştir. Gerçeği Orgeneral Özkök en açık şekilde ifade etmiştir: Kendi güvenliği için binlerce kilometre ötede savaşa kalkışan Amerikan yönetimi, Türkiye'nin güvenlik kaygılarını anlamamaktadır. Kendilerine gelmezlerse!.. Bütün bu gelişmeler ve gerilim ortamında HUkümet'in Türk halkına bir şey anlatmama durumu devam etmektedir. Ya da Hükümet'in anlatacağı bir şey yoktur, ki bu daha da vahimdir. Hükümet, ağır darbe almış boksör gibi sallanmakta ve "yan işlerle" meşgul olmaktadır. Dünya kamuoyunda "parayı az bulduğu için" ABD'nin yanında savaşa girmeyen bir Türkiye kanısı vardır. Süleyman Demirel'in dediği gibi yanlış politikalar Türkiye'yi "paralı asker" durumuna düşürmüştür. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın savaşın başlamasının ardından yaptığı "ulusa sesleniş" konuşmasının zayıf içeriği de Hükümet'in "şaşkınlığının en açık göstergesidir. Türkiye, genel sözlerle, içeriği boş nutuklarla, ortadan laf çevirmelerle idare edilemeyecek bir noktadadır. Ve hükümet, eğer hükümet olduğunun bilincindeyse bu şaşkın tavrını hemen terk etmelidir.
Hükümet neyle meşgul?
Türkiye'nin yanıbaşında büyük bir yangın hızla yayılıyor. Bu yangın Türkiye'nin geleceği açısından en hayati gelişmeleri başlatacaktır.
Haberin Devamı

