Tayyip Erdoğan için AKP Kurucular Kurulu toplandı, Erdoğan'ı yeniden Genel Başkan seçti. Şimdi Anayasa Mahkemesi'nin kararı ne anlama gelmiş oldu?..
Hukuk, çözüm için vardır. Hukuk "çözdükçe" hukuka olan inanç yaşar. Hukuk çözmeyip, tam tersine sorun yaratır durumdaysa hukuka olan inanç da yok olur.
Tayyip Erdoğan ile ilgili "hukuki" gelişmelerin halkın en azından üçte birini inandıramadığı zaten seçimde ortaya çıkmıştır. Erdoğan yargılandı, mahkum oldu, hapse girdi, sonra partisinin başında seçime girmesi engellenemedi ve yüzde 35 oyla iktidar oldu.
Bu sonuç, Erdoğan ile ilgili yargı kararına inanç olmadığının kanıtıdır. Erdoğan ve partisinin siyasi çizgisini beğenmemek, bu çizginin Türkiye'ye yarar değil zarar getireceğini düşünmek ayrı şeydir, bu kişiye yönelik "hukuki" işlemlere inanmak ayrı şeydir.
İptal istemine dayanak!
Yüksek Seçim Kurulu'nün durumu ve kararlan daha da ilginçtir. Kurula göre Siirt seçimi 3 Kasım seçimlerinin bir parçasıdır. Bu nedenle yüzde 10 oranında ulusal baraj geçerlidir, yeni bağımsız adaylar çıkamaz vs. Ama 3 Kasım'da yasaklı durumunda olan Erdoğan'ın Siirt seçiminde aday olabileceği yine aynı kurul tarafından kabul edilmiştir.
Bunun "siyasi" bir karar olmadığına kimse inanamaz.
Bunun yanı sıra, Tayyip Erdoğan'ın adı, Anayasa Mahkemesi'ne göre Genel Başkan olmadığı halde birleşik oy pusulasında AKP Genel Başkanı olarak yer almıştır. Bu durumda diğer siyasi partilerin, 3 Kasım seçiminin tümüyle iptali ve yenilenmesi yolunda istekleri olacaksa bu isteğin hukuki dayanağı olacaktır. Siirt seçimini bir sandık kurulunun oluşamaması nedeniyle yenileyen, böylece Meclis'i Fadıl Akgündüz yükünden kurtarıp Tayyip Erdoğan'a milletvekilliği yolunu açan Yüksek Seçim Kurulu'nün Anayasa Mahkemesi'nin son kararından sonra seçimin iptalini ciddi ciddi düşünmesi gerekir.
Halk neye inanacak?
Şimdi Türk halkı Yüksek Seçim Kurulu'nun kararlarının "hukukiliğine" mi inanacaktır, Anayasa Mahkemesi'nin kararının ağırlığına mı?
Türk siyasetinin bütün eski oyuncuları, kendilerine ve siyasi kurumlara güveni ve inancı yok ettiler. Hukuku da siyasileştirerek, bağımsız bir yargının bütün unsurlarıyla oynayarak bugünü hazırladılar.
Yargının siyasi etkilerden bağımsız olarak işlemediğine olan inanç hukuk kavramına olan inana öldürür.
Son yaşananların tümü, bundan önce olduğu gibi, hukukun siyasi etkilerin üzerine çıkamadığını göstermektedir. Yüksek Seçim Kurulu ve Anayasa Mahkemesi'nin son kararlarını öğrenen bütün vatandaşlar kuşkusuz en azından gülümsemişlerdir.
Hukuku "guguk" yaparsanız, devletin temeline en büyük dinamiti koymuş olursunuz.
Hukuka inanç
Tayyip Erdoğan için AKP Kurucular Kurulu toplandı, Erdoğan'ı yeniden Genel Başkan seçti. Şimdi Anayasa Mahkemesi'nin kararı ne anlama gelmiş oldu?
Haberin Devamı

