Hukuka bir kez daha veda

Haberin Devamı

Anayasa’ya, seçim kanunlarında yapılacak değişikliklerin bir yıl sonra yürürlüğe gireceğine ilişkin hüküm konulmuş olmasının açık ve tartışmasız bir tek nedeni vardır. Hükmün konulmasındaki amaç, iktidarda bulunan siyasi partinin günlük koşulları lehine çevirmek için seçim kanunuyla oynamasını engellemektir.

Diğer yandan, referandum seçim değildir, halkın anayasa ya da başka bir konuda evet-hayır diyerek görüşünü belirteceği bir oylamadır.

Anayasa’daki “bir yıl geçtikten sonra uygulanır” maddesinin referandum için de geçerli olmasının herhangi bir mantığı yoktur. Seçim ile referandum arasındaki mantikî tek ortak unsur, vatandaşların sandığa bir kâğıt atıyor oluşudur.

***


Referandum için, eski kanuna göre 120 gün süre konulmuş olmasının sebebi, evet ve hayır taraftarlarına, topluma görüşlerini anlatabilmeleri için yeterince geniş bir süre tanımaktı. Bu süre, o döneme özgü iletişim, hatta ulaşım imkânları düşünülerek belirlenmişti. “120 gün” süresinin belirlendiği dönemde mevcut olan iletişim ve ulaşım olanaklarıyla her türlü gelişmiş teknolojinin yaygın olarak kullanıldığı günümüzün iletişim ve ulaşım olanakları kıyas kabul etmez. Dolayısıyla derdini anlatma imkânları bakımından yakın geçmişle günümüz arasında son derece büyük bir fark vardır.

Peki bütün bunlar çok açık olarak ortada dururken Yüksek Seçim Kurulu neden “120 gün”ü tercih etti.

Eğer “60 gün” uygulansaydı, süre açısından sıkışacak bir tek kurum vardı: Anayasa Mahkemesi.

***


Anayasa Mahkemesi, referandum günü gelmeden önce “bozma” kararı alsaydı “acele ettiği” gerekçesiyle eleştirilecekti.

Referandumda evet çıktıktan sonra iptal kararı alsaydı “halkla karşı karşıya gelecek” ve çok daha fazla eleştirilecekti.

Yüksek Seçim Kurulu, eski kanunu geçerli kabul edip, referandum tarihini 60 gün daha ileriye atarak Anayasa Mahkemesi’ne çok değerli bir zaman kazandırmış oldu.

Karar 11 Eylül günü bile çıksa Anayasa Mahkemesi aceleci olduğu için eleştirilmeyecek, kararını referandum öncesinde aldığı için de “halk iradesiyle karşı karşıya gelmiş olmayacak”tır.

***


Yüksek Seçim Kurulu “Yüksek Yargı”nın önemli bir unsurudur. Aldığı karar da “Yüksek Yargı”nın “siyasi” tavrını göstermesi açısından önemlidir.

Ancak referandumun 12 Eylül gününe denk düşmesi de ayrıca anlamlıdır. 12 Eylül Anayasası’nın bir bölümünün; tümünün olmasa da bir bölümünün çöpe gittiği günün yine bir 12 Eylül günü olması gerçekten çok anlamlı olacaktır. Tabii eğer referandum yapılırsa!

Yüksek Seçim Kurulu kararı bu ihtimalin çok düşük olduğunu gösterirken “hukuka veda, siyasete devam” işaretini de vermiş oldu.

DİĞER YENİ YAZILAR