Hukuk, vicdan ve ötesi

Ağca'nın salınması hukuk açısından doğru olabilir. Ya da bir sürü kanun maddesi arka arkaya sıralanarak bunun doğru olduğu iddia edilebilir. Bir hukukçu çıkar bir şey söyler, bir diğeri çıkar başka bir şey söyler...

Haberin Devamı

Ağca'nın salınması hukuk açısından doğru olabilir. Ya da bir sürü kanun maddesi arka arkaya sıralanarak bunun doğru olduğu iddia edilebilir. Bir hukukçu çıkar bir şey söyler, bir diğeri çıkar başka bir şey söyler...

Hukukçuların arasındaki tartışmalar tabii ki önemlidir ve mesele neyse, tabii ki tartışılmalıdır.

Ancak Ağca olayında mesele, bir hukuk tartışmasının çok ötesine geçiyor.

Ağca'nın salınmasında kamu vicdanını hiçbir hukuki tartışma tatmin edemez. Abdi İpekçi'yi öldürmüş, Papa'yı yaralamış ve birçok gasp, silahlı suç olayına karışıp mahkûm olmuş bir kişinin salınmasını insanlara anlatmak kolay değildir.

Bu salınmanın arkasında başka nedenler arayacak olanlar da çoktur. Son yıllarda yaşadıklarımız dolayısıyla, "Ağca'yı da kurtardılar" diyecek olanları da hiçbir hukuki gerekçe susturamaz.

* Sonuç ortada. Türkiye'nin en karanlık dönemine imza atanlardan biri, birkaç yıl hapis yattıktan sonra salındı.

Gerçi bütün o olaylar içinde adı geçenlerden hapishanede kalan da bilindiği kadarıyla yok. Ağca, Abdi İpekçi'yi tek başına öldürmedi, askeri hapishaneden tek başına kaçmadı, Avrupa'nın dört bir yanında tek başına dolaşmadı ve Papa'yı da tek başına vurmadı.

Bir dönem kapanacak mı?
Bütün bu olaylar zinciri içinde, bu kadar yıl hapiste kalan sadece Ağca oldu. Şu anda Ağca olayı üzerine kafa yoranların bütün diğer isimleri, örgütleri, ortada dolaşan paraları hatırlaması gerekiyor.

Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, "Ağca nasıl askeri hapishaneden kaçırıldıysa şimdi de hapisten çıkarıldı" dedi.

Bu katillerin belli bir "koruma" altında olduğunun kanıtları Susurluk kazasına kadar varan olayların içinde ortaya çıkmıştır.

Ağca'nın en yakınlarından ve büyük olasılıkla "amiri" olan bir kişiye "kahraman" muamelesi bu ülkede yapılmış, bir başbakan bile garip ifadelerle bu kişilere destek mesajı vermiştir.

* Hikmet Sami Türk'ün sözü üzerine bütün ülkede bir kamuoyu araştırması yapılsa, kimsenin kuşkusu olmasın; bu sözün doğru olduğunu söyleyecek olanlar ülkenin çok büyük çoğunluğunu oluşturacaktır.

Ağca'nın salınmasıyla bir dönem kapanmış değil. Bugün konuşulmaya başlayanlar bazı eski defterlerin tekrar açılacağını gösteriyor.

Bu cesareti gösteren bir yönetim de Türkiye'ye en büyük hizmetlerden birini yapmış olur.

DİĞER YENİ YAZILAR