HSYK ile oyalanın esasa girmeyin...

Haberin Devamı

AKP, anayasa değişikliklerini demokratik bir adım atmak için mi yapıyor, Yüksek Yargı’nın şu andaki etkinliğini kırmak için mi yapıyor?

Bu sorunun cevabını da herkes peşin olarak; ne anayasa paketinin tümüyle ilgilenerek, ne yüksek yargının bugünkü konumunu öğrenmeye çalışarak, peşin peşin vermiş durumda.

Az demokrasi şartlarında kendisini çok daha güvenli hisseden Ankara’nın bu çıkmazları halkın önüne koyarak, demokratik gelişmeler üzerine kafa yormasını, talepte bulunmasını önlemekteki başarıları devam ediyor.

HSYK’ya kim, nasıl üye seçsin sorusunun peşinde birbirine giren Türk halkı, siyasi partiler kanununu, bugünkü vahim “lider diktatörlüğü” durumunu sorgulamaya zaman bulamıyor.

HSYK’ya üye seçimi tartışmasında ikiye bölünen, bir parçası Yüksek Yargı’yı, diğer parçası siyasi iktidarı haklı bulan Türk halkı, bu ortamda padişah yetkilerine sahip parti genel başkanlarının ve merkez yönetimlerinin, kendi partilerinde demokrasinin D’sini yaşatmamalarının önemini görmez oluyor.

Siyasi partilerde “liderler sultası” adı verilen, genel başkanların istedikleri kadar genel başkan kalmalarını sağlayan, bütün kararları tek başına verebildikleri, milletvekili listelerini kendi kafalarına göre hazırladıkları bir sistemde varlıklarını koruyan siyasilerin ağızlarından çıkan her üç kelimeden birinin “demokrasi” olmasının nasıl bir ikiyüzlülük olduğunu kimse görmeye çalışmıyor. Siz birbirinizin boğazını sıkın HSYK’ya kim, nasıl üye seçsin diye, parti genel başkanları tam bir uzlaşma içinde, küçük birer padişah olarak, kimsenin eleştiremediği birer yüce varlık olarak koltuklarında otursunlar.

***


AKP’nin yüksek yargıyla ilgili değişiklik girişimini “demokrasinin boğazlanması” olarak niteleyen diğer parti sözcüleri, demokrasiyi asıl boğazlayanın siyasi partiler kanunu ve yüzde 10 seçim barajı olduğunu halktan gizleme konusunda, haklarını teslim etmek gerek, son derece başarılılar.

Asla eleştirilemeyen, asla tartışılmayan parti liderlerinin mutlak hâkimiyetindeki bir sistemde, siyasi partiler kanununa el sürmemek ve yüzde 10 seçim barajını düşürmemek konusunda ilan edilmemiş bir mutabakat içindeki parti yönetimleri HSYK üzerinden kavga ediyor, halka da ettiriyor.

Az demokrasi şartları altında isteyen HSYK üzerinden birbirinin boğazını sıkabilir, birbirine alabildiğince küfür edebilir, ama asla siyasi partilerdeki lider sultasından kurtulmayı konuşamaz, dünyanın hiçbir yerinde olmayan yüzde 10 seçim barajının bizde neden hâlâ var olduğunu sorgulayamaz. Çünkü Ankara, anlamsız ayrıntılar üzerine insanları bölmek ve kavga ettirmekte çok ustalaşmıştır, şu anda da onu yapıyor.

DİĞER YENİ YAZILAR