Orta Doğu savaşıyla ilgili en iyi niyetli ve de en "iyimser" yorum, ABD'nin devreye girip İsrail'e baskı yaparak savaşı durdurmasını sağlamasını isteyenlerden geliyor.
Bugün Afganistan'dan Irak'a kadar ulaşan savaş bulutunun üreticisi Amerikan politikalarıdır.
* 1980'de Saddam Hüseyin'i destekleyip İran'a saldırmasını sağlayan Amerikan politikalarıdır.
* Afganistan'daki Sovyet işgalinin ardından "yeşil kuşak" teorileri üreterek bölgedeki radikal İslamcı örgütleri destekleyen, bunların militanlarını eğiten, bunlara silah sağlayan, hatta çeşitli iddialara göre bunların uyuşturucu ticaretine göz yuman yine Amerikan politikalarıdır.
* Filistin-İsrail sorununda İsrailli şahinleri kontrol edemeyen ve gelişmelerin sürekli olarak Filistin'deki radikal İslamın yükselişine yol açmasına neden olan yine aynı merkezin politikalarıdır.
* Irak'ın işgalinin yıllar sürebilecek bir savaşa yol açabileceğini, ülkedeki dinsel ve etnik gruplar arasında önlenmesi güç bir mücadele olduğunu söyleyenlere kulak tıkayan da yine aynı merkezdir.
* Bugün Lübnan saldırısını sürdüren İsrail'e karşı bir ateşkes kararı alınması ve baskı yapılmasına karşı "kalkan" konumunda yine ABD yönetimi var.
Göz göre göre ateşe!
Şu anda dünyadaki gelişmelerden kaygı duyanların üzerinde durdukları önemli bir konu, savaşın Suriye ve İran topraklarına doğru genişletilmesi ihtimalidir.
Böyle büyük bir yangının arkasından Bayan Rice'ın sözünü ettiği "yeni Orta Doğu"nun çıkıp çıkmayacağı belli değildir. Ama belli olan, böyle bir yangının söndürülmesinin çok güç olacağıdır.
Şu anda Irak'ta Sünnilerle Şiiler birbirlerini kıyasıya öldürmekte, Amerikan işgal yönetimi ve onun desteğindeki Bağdat hükümeti çaresiz seyretmektedir.
İsrail Başbakanı Olmert'in dün, Güney Lübnan için önerilen barış ya da istikrar gücünde Türkiye'nin yer almasını istediklerini söylemesi de pek hayra alamet değildir. Çünkü İsrail bu gücün "müdahale" yetkisi olmasını ve Hizbullah'ı silahtan arındırmasını istiyor.
Bu, Türkiye'nin de dolaylı bir yoldan yangının içine çekilmesinin ilk adımı olmaktadır. Başbakan ve Dışişleri Bakanı'nın son demeçlerinde böyle bir göreve "talip" oldukları mesajını vermeleri de fazla "erken" bir çıkış olmuştur.
Ortadoğu'da hırsızlarla polisler iyice birbirine karıştı. Bu kargaşanın içine şu ya da bu şekilde sokulacak bir Türkiye'nin uğrayabileceği zararlar ortadayken hükümetin bu kadar istekli davranmasını anlamak gerçekten zordur.
Hırsız polis
Orta Doğu savaşıyla ilgili en iyi niyetli ve de en "iyimser" yorum, ABD'nin devreye girip İsrail'e baskı yaparak savaşı durdurmasını sağlamasını isteyenlerden geliyor
Haberin Devamı

