Hesap ve palavra

Kuzey Irak ve Kerkük sorunlarını Meclis’te görüşmek ve görüştürmek için bütün siyasi partiler yarışa girdi. Bu görüşmede neler söyleneceği de aşağı yukarı belli oldu

Haberin Devamı

Kuzey Irak ve Kerkük sorunlarını Meclis’te görüşmek ve görüştürmek için bütün siyasi partiler yarışa girdi. Bu görüşmede neler söyleneceği de aşağı yukarı belli oldu. Yarış, sokak milliyetçiliği çerçevesinde gerçekleşeceği için yazanların kaleminden, konuşanların dilinden kan damlayacak.

Konu Kuzey Irak’taki PKK örgütlenmesi, Kerkük’ün bu yıl yapılacak referandumda Kürdistan’da kalması “tehlikesi” ve Kürt liderlerin bunun için Türkmen azınlığa yaptıkları baskılardır.

Aslında açıkça konuşulmayan ve bunlara yakından bağlı, hatta meselenin esasını teşkil eden bir başka konu var. O da Kuzey Irak’ta bağımsız bir Kürdistan’a çok yaklaşılmış olması.

Buradan başladığımız zaman, “gerçek ABD koruması”ndaki bir Kürdistan’a çok yaklaşılmış olması.

***

Eğer Kerkük referandumu bu şehri bir Kürt şehri olarak tescil ederse, Irak petrol gelirlerinin yüzde 20’sinden fazlası da Kürdistan’ın olacak.

Parçalanmış bir Irak’ın içinden çıkacak üç devletten birinin Kürdistan olmasını engellemenin bir tek yolu vardır: Kuzey Irak’ı işgal etmek. Yani hem Kürtlerle hem de bölgedeki Amerikan kuvvetleriyle çatışmaya girmek, büyük kayıplar vermek ve bölgede uzun süre kalmanın hesaplarını yapmak. Bu tabloda PKK kamplarının temizlenmesi ikinci planda kalıyor. Gerçi bu bölgede bulunan ve PKK’nın yönettiği 30 bin dolayında insanın hepsinin öldürülmesi mümkün değildir. Ama demek ki Türk askerinin karşısında üç askeri kuvvet vardır. PKK en önemsizi olsa da, dağ savaşı alışkanlıkları dolayısıyla o durumda göz önüne alınması gereken bir askeri güç olacaktır.

Üstelik bu savaş yabancı bir toprakta verilecektir. Türkiye komşu bir ülkenin toprağında işgalci durumunda savaşan bir güç olacaktır.

***

Askeri bir müdahale ile Kerkük’ün Kürt şehri olmasının engellenebileceğini düşünmek ise hayallerin ötesinde bir durumdur. Bunun için, Türk askerinin daha güneye ilerlemesi ve Kerkük’e girmesi gerekecektir.

Harita üzerinde bakıldığında görünen şu olacaktır: Türkiye, muhtemel Kürdistan’ı işgal etmiştir.

Diyelim ki askeri açıdan başarılı olundu. Kendi içimizdeki Kürtlerle sorunumuzu tam çözememiş halimizle sırtımıza bir de Irak Kürtlerini almış olacağız.

Bu tablo, elbette ki en uç tablo. Ama yakın tarih, birçok toplumun bir anda kendisini bu halde bulduğunun örnekleriyle doludur.

Yukarıdaki tabloyu dünyada kimseye anlatmak mümkün olamayacağı gibi, diğer maliyetlerini de düşünmek Meclis’te hançerelerini yırtarak konuşacak olanların birinci görevidir.

DİĞER YENİ YAZILAR