Herkesin bildiği

Haberin Devamı

Adalet Bakanı aslında herkesin bildiğini açıkça söylemiştir. Siyasi iktidar ile aynı partiden olmayan yerel yönetimler güçlükler yaşar, iktidar partisinden olanların sorunları ise daha kolay çözülür. Ankara’da iktidarda olan partinin belediyeleri kolayca borçlanır, kaynak sıkıntısı çekmez.

Böylece iktidar partisine oy vermemiş olanlar dolaylı olarak cezalandırılır.

Bunu ilk itiraf eden de Turgut Özal’dır. 1989 yerel seçimlerinden önce gazetelere verilen bir ANAP ilanında, diğer partilerden seçilen belediye başkanları elleri kolları bağlı olarak gösterilmişti.

Bu kampanya tamamen ters sonuç verdi, tehdide tepki gösteren seçmen büyük bir sürpriz yaptı. En büyük sürpriz de İstanbul’da oldu, herkesin seçileceğine kesin gözüyle baktığı Bedrettin Dalan kaybetti, CHP’nin adayı Prof. Nurettin Sözen kazandı.

“Bana oy vermeyen hizmet alamaz” anlayışının bırakın demokrasinin ruhuna aykırılığını, en basit etik kurallara bile sığmadığı ortadadır.

***


Vatandaşı, seçmeni tehdit etmek, pek korkulan “bölünme”nin aslında tepe noktalarından biridir.

Örneğin Demokrat Parti, vatandaşları Vatan Cephesi’ne “girenler-girmeyenler” diye ayırarak gerçek bir toplumsal bölünme yaratmıştı.

Yerel ya da genel, herhangi bir seçimde iktidar adayı olan partinin seçimi kazanması halinde vatandaşlara farklı muamele edeceği izlenimi yaratmak, devlet imkânlarını seçimde kullanmakla eş anlamlıdır.

Geçen seçim gecesi balkondan kendisine oy vermeyen vatandaşlara da teşekkür eden Başbakan’ın partisinin “ne kadar oy o kadar hizmet” noktasına gelmesi zor açıklanır bir durumdur. Çünkü zaten bütün araştırmalar bu partinin birkaç büyük şehir dışında önde olduğunu gösteriyor. Türkiye genelinde, geçen seçimdeki yüzde 47’nin üzerine çıkması da mümkündür. Bu rahatlığa sahip olanların; merkez iktidarı, Meclis çoğunluğunu rahat bir şekilde elinde tutanların, “daha fazlasını” isteme yöntemlerini açıklamak da gerçekten zordur.

***


Yerel seçim atmosferi giderek bir genel seçim havasına dönüşüyor.

CHP’nin de yerel yönetimlerdeki aksaklıklardan, hatta yolsuzluk iddialarından faydalanarak ülkeyi genel seçim havasına sokması doğaldır. Ama yine de önümüzdeki bir yerel seçimdir, vatandaş günlük hayatına gelecek kolaylıklara ve kaliteye bakacak, bunu kimin daha iyi sağlayabileceğine göre oy verecektir.

Kampanyayı gerginleştirmeyi yeterli bulanlar öncelikle vatandaşın beklentilerini göz önüne almak zorundadır.

DİĞER YENİ YAZILAR