Herkese, her zaman

Düşünce özgürlüğünün, bilim özgürlüğünün önemini hayat herkese gösteriyor. Bize de gösteriyor

Haberin Devamı

Düşünce özgürlüğünün, bilim özgürlüğünün önemini hayat herkese gösteriyor. Bize de gösteriyor.

Düşünce özgürlüğü konusunda fazla hassas olmayan toplumumuz bu kavramın önemini bu kez de Fransa sayesinde öğreniyor.

* Konu Ermeni soykırımını reddetmeye ceza getiren bir yasa tasarısı. Bu tasarı, Yahudi soykırımını reddedenlere ceza getiren yasa örneğine göre hazırlanmıştır. Yahudi soykırımını reddedenlerin, böyle bir soykırım olmadığını savunanların aşırı sağ ya da neo-nazi denilen çevrelerde yaygınlaşması üzerine böyle bir yasa çıkarılmıştı. Ermeni soykırımı ile ilgili yasa da bu örnek üzerine hazırlandı.

* Tarihsel boyutları kesinleşmemiş bir olayla ilgili olarak her türlü tartışmayı sona erdiren bir yasanın düşünce özgürlüğünün temel ilkelerine aykırı olduğuna kuşku yoktur.

Böyle bir yasa 1915'te Ermenilerin başına gelenlerin tarihi ve insani çerçevenin dışında, siyasal çatışma aracı olarak kullanılmasının dayanağı olacaktır. Bu meseleyi kaba milliyetçi güdülerle tartışmaya kalkışanlar da yasadan destek alacaklardır.

1915'te Osmanlı Ermenilerinin başına gelenlerin bilinçli bir "soykırım kararı"nın sonucu mu yoksa günün siyasi koşullarının yarattığı dramatik olaylar mı olduğu daha tartışılacaktır. Önemli olan, bu tartışmanın kaba ve ilkel milliyetçi tepkilerle ya da mal mülk korkularıyla değil, insani ve tarihi sorumluluk üzerine yapılmasıdır.

Bir faydası da olacak mı...
Fransa'daki yasa girişimi hemen ilk sonuçlarını verdi, meseleye ve bugünkü tartışmalara en sığ gözlüklerle bakanlar yine bağırıp çağırmaya başladı.

* Türkiye'de düşünce özgürlüğünün aldığı yaralara karşı fazla hassas olmayan çevrelerin bugün, bu yasa dolayısıyla Fransa'yı düşünce özgürlüğünü çiğnemekle suçlamaları da tarihin bir cilvesidir.

Fransa'da çıkarılmak istenen Ermeni soykırımının reddini cezalandırma yasa tasarısının önemli bir faydası oldu:

Türkiye'de temel hak ve özgürlükler ayaklar altında süründüğü günlerde, düşünce özgürlüğü kötü bir şey gibi gösterildiği dönemlerde olan bitenin farkında olmayanlar bu sayede düşünce özgürlüğünün ne anlama geldiğini anladı.

İnşallah anlamışlardır. İnşallah bunlar Türkiye'de düşünce özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik her olayda yine Fransız milletvekillerine bağırdıkları gibi güçlü bağıracaklardır. İnşallah herkes düşünce özgürlüğünün birkaç okur yazarın "lüksü" değil toplumların ve bütün insanların geleceklerinin temel güvencelerinden biri olduğunu anlayacaktır.

Düşünce özgürlüğü her zaman, herkese lazımdır. Kendi toplumlarına bunu çok görenlere bile lazımdır.

DİĞER YENİ YAZILAR