Herkes siyaset yapabilir, yapmalıdır

Haberin Devamı

Meslek örgütlerinin, aynı meslekten olanların belli çıkarları, belli görüşleri savunmak için kurdukları örgütler “siyasi” örgütlerdir. Bu örgütler gündelik siyasetle uğraşmasalar bile, mesleki çıkarlarını savunmaları da “siyaset”in içindedir.

Kaba faşizmden miras kalmış antika anlayışlara göre, meslek örgütleri siyaset yapamazlar, meslek örgütlerinin siyasi görüşü olamaz, kamu görevlilerinin de siyasi görüşü olamaz.
Aynı anlayışa göre siyaset sadece siyasi partiler içinde yapılır, o yüzden de kamu görevlilerinin siyasi parti üyesi olması yasaktır.

Bu konunun gündeme gelmesinin nedeni bir süredir önemli siyasi konularda tavır alan ve belli görüşteki yargı mensuplarını bünyesinde toplamış olan YARSAV’ın AKP cenahında, özellikle Başbakan’da uyandırdığı tepkidir.

***

YARSAV daha çok Ergenekon soruşturma ve davaları sürecinde adını duyurmuş, hatta AKP’nin kapatılması gerektiğini bile savunmuştur. Demokrasinin güvencesi olması gereken yargı mensuplarının bu tür konularda demokrasiyi savunmak ve genişletmek için çaba göstermesi, esas olarak da her türlü anti-demokratik gelişmeye karşı çıkması kuşkusuz herkes tarafından beklenir.

Ancak yargı mensupları da siyasi görüş sahibi olabilirler ve görüşlerini ifade edip, istedikleri yönde faaliyet gösterebilirler. Bunu yapamayacakları alan ise cüppelerini giyindikleri alandır. O alanda siyasi görüşlerinin etkisiyle değil; kanunlar, önlerine konulan deliller ve vicdanlarıyla hareket etmek zorundadırlar. Kamu adına vatandaşına hizmet vermekle görevli olanlar, görevlerini siyasi görüşlerinin etkisiyle eğip bükerek yerine getiriyorsa yaptıkları suçtur.

***

Türk yargısında çok fazla sorun var; bunlar her zaman, her fırsatta dile getiriliyor. Ama o sorunların birincisi herhalde yargı mensuplarının siyasi görüş sahibi olması değildir. Hatta temeldeki en büyük sıkıntı, yargının kendisini bir tür “devletin koruyucusu” olarak görmesi, asıl görevinin “vatandaşa hizmet” olduğunun kendisine unutturulmuş olmasıdır.

Nitekim YARSAV yönetimiyle aynı görüşte olmayan hukukçular da başka örgütlenmeler içine girmişlerdir. Bu da onların en demokratik, yasal ve meşru haklarıdır.

***

Yeni öğrenildiğine göre Hükümet, Başbakan’ın taktığı ve Başbakan’a takmış olan YARSAV’dan kurtulmak için devlet eliyle bir örgütlenme planlıyor, bütün yargı mensuplarının o örgütlenmeye üye olmasını, bunun dışında da sadece sanat, kültür, spor örgütlerine üye olabilmelerini öngörüyor.
Hükümet’te bu fikir kimin aklına geldiyse, o kişi herhalde tipik bir faşist mantıkla hareket ettiğini bilmiyor, bunu ilk kez kendisinin düşündüğünü sanıyor. Faşizmin temel fikirlerinden biri, toplumu denetim altında tutabilmek için bütün mesleklerin devletin öngördüğü örgütler içinde toplanmasıdır. Bu fikri ortaya atanlar bunu bilmiyorlarsa böylece öğrenmiş oldular. Dolayısıyla hemen bu “devlet örgütü” önerisinden vazgeçsinler.

***

Demokrasinin, faşizmle taban tabana zıt olan temel ilkelerinden biri, herkesin, her konu, fikir ve çıkar etrafında serbestçe örgütlenebilmesidir.
Bugün yargı mensuplarının sadece bir devlet örgütü içinde yer almalarını öngörenler yarın medya mensupları için de, ertesi gün işçiler için de aynı şeyi düşünmeye başlarlar. Bu yüzden “devletin yargı mensupları örgütü” fikrinden acilen vazgeçilmesi, hatta bunun için özür bile dilenmesi gerekmektedir.

DİĞER YENİ YAZILAR