Herkes kedilerini kıyaslamaya başlayacak

Haberin Devamı

"Uygarlığı Değiştiren 100 Köpek”in yazarı Sam Stall, şimdi de “Uygarlığı Değiştiren 100 Kedi” ile okurlarını selamlıyor. Bu defa kedi hikayeleriyle, kedi alemine hayran bırakan Stall, sizleri kendi kedinizle kıyaslamaya sevk edecek.

En marifetli kediler

Kedi seven, kedisi ile yaşayan Türkler için son yıllarda yeni yeni oluşmaya başlayan “kedi kitaplığı” pek zengin değil. Edebiyatta da kedi tipleri azdır.
Sam Stall Amerikalı, aslında üç köpekle yaşıyormuş ve önce “Uygarlığı
Değiştiren 100 Köpek”in hikâyelerini yazmış.
Stall, Türkçe’ye çevrilen kitabı “Uygarlığı Değiştiren 100 Kedi”de bu kez kedi hikâyeleri anlatıyor.
Kedileriyle yaşayanlar, sık sık bu eşsiz dostlarının akıllı hallerine hayran olur, birbirlerine onların marifetlerini anlatır veonları överler. Hatta çoğu zaman kedi muhabbetler askerlik hikâyelerini bile geride bırakır, tabii kedilerin zengin dünyası sayesinde.
Stall’ın anlattığı 100 kedi hikâyesi de kedi dostlarının muhabbetleri gibi. Hikâyelerin bazıları insana fazla abartılı geliyor, bazıları ise “Ne var, benimki de aynı şeyi yapıyor” dedirtiyor.
Kitaptaki bazı hikâyeler de başka insanların kaderleri üzerinde söz sahibi “mühim” kişilerin kedilerine ait.
Kuşkusuz birlikte yaşadıkları kediler bu kişilerin üzerinde etkili olmuştur.
Bu kitap için seçilmiş bazı kedilerinse “kötü” sıfatını hak etmiş oldukları görülüyor. Aralarında mahkemeye çıkanı bile var!
Kedilerle yaşayanlar ya da yatıp kalkanlar bu hikâyelerin her birinden zevk alacak. Kitaptaki kedilerle kendi kedisini veya kedilerini kıyaslamaya başlayacaktır...

Elif Şafak’tan aşk

Elif Şafak, “aşk” durumu üzerine tartışırken, yüzyıllarca geriye gidip Mevlânâ’ya kadar uzanmış. Roman boyunca iki hikâye paralel olarak yürüyor: Biri 1200’lerin ortasında Konya’da, diğeri 2008’de Amerika’da yaşanıyor.
Ama 1200’lerde geçen, odağında Mevlânâ’nın olduğu, Şems’li, Sultan Veled’li hikâye daha ağır basıyor.
Elif Şafak “aşk” üzerine ilerlerken Mevlânâ çevresinde yoğun kişilikler kurmuş.
“Aşk” tükenmez bir konudur, “Mevlânâ” da insani derinlik arayanların hızla keşfettiği, keşfedince de ayrılamadığı bir kişidir.
Mevlânâ’daki sevgi de aşk üzerine düşünen sanatçıları etkilemesi kaçınılmaz bir
“sevgi”dir.
Elif Şafak daha öncekiler gibi yine “yoğun” ama rahat okunan, sürükleyici bu romanla “dünya” yazarı olduğunu gösteriyor.
Elif Şafak’ın kitapları 20’den fazla dile çevrilmiş, kuşkusuz bu romanı da hızla “dünya okuru” ile buluşacaktır.
“Aşk”ı her türden okura tavsiye ederiz.

Sarışın Bir Kurt

Atatürk’le ilgili söylenmiş övgü sözlerinin belki de en güzelleri Nâzım Hikmet’e aitti.
Kitabın adı da ondan geliyor.
“Sarışın Bir Kurt” ta Mustafa Kemal’in 300’den fazla fotoğrafı bulunuyor. Aralarında çok iyi bildiklerimiz de var, unuttuğumuz ya da hiç görmediklerimiz de. Metinler tümüyle kendi sözlerinden
oluşuyor, her sözün Türkçesi’nin altında İngilizcesi ve Almancası da bulunuyor.
Kitabın başında Prof. Dr. Halil İnalcık’ın “Atatürk ve Atatürkçülük” yazısına yine üç dilde olmak üzere yer verilmiş.
Kitap İstanbul
Ticaret Odası’nın isteğiyle Kırmızı
Yayınları tarafından basılmış.
Bu özenli kitabı anlaşılan yabancı dostlara armağan edilmek üzere düşünmüşler.
“Sarışın Bir Kurt” her kitaplıkta olması gereken bir kitap, aynı zamanda da İTO gibi kuruluşlara hangi vasıfta yayınlara destek olmaları gerektiği konusunda fikir veren bir örnek.


DİĞER YENİ YAZILAR