Haberin Devamı
Tayyip Erdoğan birkaç gündür CHP’ye aynı cümleyle uyarıda bulunuyor: “Asker üzerinden siyaset yapmayın, askerden elinizi çekin...” Baykal da benzeri cümlelerle karşılık veriyor, o bir de “yargıdan elinizi çekin” diyor.
“Asker üzerinden siyaset yapmak” bugüne kadar askeri siyasete müdahaleye teşvik etmek, hatta iktidara el koymaya hep hazır olmasını istemek anlamına kullanılıyordu. Bu siyasetin asıl sahipleri 60’lı yıllarda “sol eğilimli” bir strateji üretmiş ve uygulamaya teşebbüs de etmişlerdi. Ancak bu siyaset başarıya ulaşamadı.
Ankara’da her dönemde, her koşulda askeri siyasetin içinde tutmak isteyen siviller olmuştur. Bazıları demokrasinin Türkiye için fazla olduğu ve demokrasiyi ülkeye bölmek ya da şeriata götürmek isteyenlerin kullandığını düşünmeye devam ediyor.
Bazıları ise demokrasinin rafa kalktığı dönemde kendisine ikbal kapılarının açılacağını düşünen bir tür başarısız siyaset esnafıdır. Ergenekon davası, bunların yakın döneme kadar aynı heveslerle faaliyet gösterdiklerini de açığa çıkardı.
Şu anda aynı iddiayla birbirini suçlayan Erdoğan da Baykal da “asker üzerinden siyaset yapıyor.”
İkisi de tam tersi açılarda durur gibi görünmelerine rağmen, aslında siyasi avantaj için “asker unsuru”nu kullanıyor.
Baykal “asker unsuru”nu, AKP iktidarını zorda bırakan, korkutan, hatta bazen panikletip yanlış yapmasını sağlayan bir “dayanak” olarak kullanmak çabasında. Bu yüzden 27 Nisan e-muhtırasına karşı çıkmadı, 30 Haziran’daki MGK toplantısının da 28 Şubat’ın bir benzeri olmasını bekledi, bunu da açıkça ifade etti.
Erdoğan ise “asker unsuru”nu bir ittifak sağlama aracı olarak kullanıyor. Söz konusu ittifak demokratik bir cephenin ortaya çıkmasını, son dönemde AKP’yi eleştiren liberal çevrelerin, demokratik sivil örgütlerin tekrar AKP çevresinde, demokrasi sloganıyla toplanmasını sağlayacak... Bu beklenti de “asker üzerinden siyaset yapma”nın bir başka türüdür. Ama bu strateji, demokrasi mücadelesini sadece “askerin geriletilmesi” eksenine dayandırmakta, demokrasiyi sadece askerin siyasetle ilişkisine indirgemektedir.
İş 301’inci maddeye geldiğinde demokrat olamayan, kürt meselesiyle ilgili açılımlar söz konusu olduğunda demokrat olmaktan korkan AKP’nin demokratlığını sadece asker üzerinden göstermeye kalkması bugün için bazı çevreleri etkileyebilir, ama AKP’nin demokratlığını kanıtlamaz.
Erdoğan ve Baykal’ın asker üzerinden siyaset yarışını hemen kesmeleri herkes için, asker için de en doğrusu olacaktır.

