Yıllardır bu günlerde aynı konuyu konuşuyoruz, aynı korkuyu yaşıyoruz. Ermeni soykırımı kararı ABD Kongresi’nden geçecek mi geçmeyecek mi?
Bu yıl da geçen yıllarda olduğu gibi aynı sözler söyleniyor, Ankara’da kim varsa bu kararın geçmeyeceğine olan “umudunu” tekrarlıyor.
Bu yıl da hiç bir şey değişmedi. Her şey geçen yıllarda olduğu gibi. Yine Amerika’daki Yahudi lobisinin desteğini sağlamak için uğraşıldı, yine bir takım sözler alındı ya da alınamadı.
Bu yıl Amerikan Kongresi’den Ermeni soykırımı kararının çıkması daha büyük olasılık gibi görünüyor. Kongrede çoğunluğu sağlamış olan Demokratlar’ın önde gelenleri bu kararı geçirmek için kararlı davranıyor. Tabii bu şu andaki durum. Yine de belli olmaz, belki hava değişir. Her zamanki umudumuz bu şekilde.
Bu karar bu yıl da çıkmazsa önümüzdeki yıl yine aynı olaylar tekrar yaşanacak. Ama ya çıkarsa?
Şu ana kadar “soykırım olmamıştır” diyenler de ABD Kongresi’nin kararından etkilenecek ve fikir mi değiştirecek? Böyle bir şey olmayacak çünkü zaten dünyanın her yanında bu olayla ilgili en küçük bir fikri olanlar bile “soykırım olduğu” na inanmış durumda.
Her yıl ABD Kongresi’nin kararını beklerken yaşadığımız sıkıntının aslında anlamsız olduğunu görmek için bu gerçeği kabul etmek gerekiyor.
1915 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nda, İttihat ve Terakki yönetiminin üç paşası tarafından alınan ve uygulanan Ermeni tehcirinin sonuçlarını dünya bir “soykırım” olarak kabul etmiştir.
90 yıl önceki bir dramatik olayın bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin başını ağrıtan bir sorun haline gelmiş olmasının sorumlusu da sadece ve sadece susarak, meseleyi konuşturmayarak ya da “asıl onlar öldürdü” gibi budalaca çıkışlara başvurarak durumu kurtardıkları zannedenlerdir. Yani bizleriz.
Amerikan Kongresi ne karar alırsa alsın, biz bu meseleye bugüne kadar yaklaştığımız gibi yaklaşmaya devam edersek sıkıntılar giderilemeyecek; tam tersine, baş ağrısı artarak devam edecektir.
Çünkü bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin yönetiminde bulunmuş çok sayıda bilgisiz, fikirsiz ve ufuksuz şahıs, en geri ve ilkel politikalarla bu meseleyi “bizim” sorunumuz haline getirmiştir.
Amerikan Kongresi’nden Ermeni soykırımı kararının geçmesi belki Ankara’nın mantıklı ve doğru politikalar geliştirmesine yol açarak faydalı bile olabilir.
Not: Orası burası değil
Başarılı futbolcumuz Emre’nin başı da bazı öfkeli sözleri dolayısıyla dertte. Emre’nin çeşitli hitaplarında “ırkçılık” vurgusu bulunduğu için hakkında İngiltere Futbol Federasyonu soruşturma yapıyor. Emre herhalde ırkçı filan değildir. Söylediği sözler de öfkeyle söylenmiş sözlerdir. Ama orası, burası değil. Burada zenciye yamyam denilebilir ve eleştirildiği zaman da “ne olmuş yani” diye geçiştirilir. Orada en küçük bir ırkçılık, ayrımcılık kokusu bile nefret nedenidir ve suç olarak görülür.
Burada söylenmesi çok doğal gibi görünen sözler orada söylendiğinde suç işlenmiş olabilir. İnsan hakları kavramı orada ve burada farklıdır. Emre kendini burada sanmış olmalı ama ekmeğini orada kazanacaksa oranın kurallarına uymak zorunda.

