Her tarafı ayrı sorun

Haberin Devamı

İstanbul’da kaçak inşaatların yıkımı sırasında ve devamında çıkan olaylarda, bir türlü çözmediğimiz sorunlar adeta fışkırıyor.

Vatandaş çok açık söylüyor: Seçim öncesinde kimse ilgilenmemiş, onlar da kaçak inşaatları dikmişler. İnşaatlar dikildiği sırada bazı görevlilerin “ilgilenmemek” karşılığı bir şeyler elde ettikleri de tahmin edilebilir.

Binalar dikilmiş, hem de denetimsiz çok katlı binalar yapılmış, sonra belediye “uyanmış.” Belediye onca inşaat yapıldıktan sonra uyanıyor, kimse belediyeye yörenin o hale gelmesine bu kadar süre neden göz yumulduğunu sormuyor.

Bu birinci sorun, siyasal ve idari yapıdaki hastalıkların getirdiği bir sorun.

İkinci sorun, insanların binalarını savunmak için her şeyi göze almaları. Umutsuzluğun kıyısında yaşayan bu kişiler, çok küçük imkânlarla sağladıklarını düşündükleri “rant”ı savunmak için, güvenlik güçleriyle kazanmaları imkânsız bir savaşa girişiyorlar. Bu da umutsuzluk sınırında yaşayanların sorunu...

***


Güvenlik güçleri, hangi ülkede olursa olsun, öncelikle vatandaşının zarar görmemesine dikkat etmekle yükümlüdür.

Güvenlik güçleri “intikamcı” davranamaz, güvenlik güçleri toplumsal olaylarda bir “yiğitlik savaşı”na giremez, onlar zaten her zaman karşısındakinden daha güçlüdür.

Yıllardır “orantısız güç kullanmak” diye bir sıkıntıdan söz ediliyor, ama güvenlik güçlerimiz bu sorundan bir türlü kurtulamıyor. Kurtulamazlar da, çünkü onları eğitme, doğru yetiştirme sorumluluğunu taşıyanlar bu görevlerini gereğince yerine getirmiyor.

Güvenlik güçlerinin görevleri tabii ki zordur, ama karşısındakine yanlış bakmak, karşısındakini yanlış görmek o zor görevi görevi sadece daha da zor hale getirir.


***


Ne zaman orantısız güç kullanımı söz konusu olsa, yetkililer ancak kamuoyundan bir baskı gelirse, inandırıcı olmayan açıklamalarla “üzüntü” belirtiyor, küçük bir iki girişimde bulunuluyor, sonra her şey eski haline dönüyor.

Son olayda gaz bombalarının okula göstericiler tarafından atıldığı “açıklandı”. Bu açıklamanın inandırıcı olması çok güç, çünkü örneğin daha bir yıl önce hastaneye atılan veya “düşürülen” gaz bombası örneği de var.

Bu da üçüncü hastalığımız, güvenlik güçlerimiz hâlâ görevlerini nasıl yapmaları gerektiği, neleri asla yapmamaları gerektiği konusunda doğru dürüst eğitilmiş değil.

Bir kaçak inşaat yıkımında bile hastalıklarımızın birkaçı, aynı anda gerçek halimizi ortaya çıkarıyor.

DİĞER YENİ YAZILAR