Haberin Devamı
CHP’li Mehmet Sevigen’in dünkü savunma konuşmasında dikkati çeken bir cümle vardı: “Her milletvekili gibi ben de arada iş yapıyorum...”
Buradaki “iş” kelimesi herhalde doktorluk, avukatlık, öğretim üyeliği değil, o “iş” para işi anlamına geliyor.
Bu cümle kendi başına yeterli bir itiraftır. “Her milletvekili gibi” iş yapmak bu özel durumda “imar” işlerini halletmek, satıcıya alıcı bulmak, sermaye bulmak gibi faaliyetleri işaret ediyor.
Bir milletvekilinin, hangi partiden olursa olsun; bu tür faaliyetlerde bulunmasının, ettiği milletvekili yemininin özüne aykırı olduğunu hatırlatmaya bile gerek yok. Ama Sevigen’in “her milletvekili gibi” demesi bu faaliyetlerin artık sıradan bir durum olduğunu gösteriyor.
İki AKP’li milletvekili ve parti yöneticisinin konumlarıyla ticari faaliyetlerde bulundukları ortaya çıktı, yöneticilik görevlerinden ayrıldılar, milletvekili olarak kaldılar.
CHP’li Sevigen ise böyle bir niyeti olmadığını, Genel Başkan Baykal’dan da bu yönde bir istek gelmediğini söyledi.
Anlaşılan Sevigen Baykal’ı ikna etmiş, ama kamuoyunu ikna etmesi o kadar kolay olmayacaktır.
Seçim meydanlarına erkenden çıkan Başbakan da sesini ve üslubunu sürekli sertleştirerek yolsuzluk ve AKP’ye yakın çevrelerdeki zenginleşme haberlerinden duyduğu rahatsızlığı ortaya koyuyor.
Dün üç kişi arka arkaya haberlerde göründü...
AKP Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, miting alanında yolsuzluk iddialarına tepkisini avazı çıktığı kadar bağırarak gösterirken, CHP yöneticisi iş yaptığını aslında itiraf ediyor, AKP’nin tekrar aday gösterilmeyen Keçiören Belediye Başkanı da “kravatlı çetelerle kravatlı keneler”den söz ediyor ve kendisinin kimsenin belediye imkânlarıyla zengin olmasına izin vermediğini söylüyordu.
AKP’li Belediye Başkanı herhalde CHP’den, MHP’den söz etmiyordu, kimleri kastettiği de çok açıktı.
Bu üç görüntü sıralandığında durumun ciddiyeti, herhangi bir tartışmaya imkân vermeyecek kadar açık bir şekilde ortaya çıkıyor.
Tayyip Erdoğan da sesini yükselttikçe, üslubunun düzeyini indirdikçe hafiften kuşkulananları dahi durumun ciddiyeti hakkında ikna edecektir.
1989 yerel seçimleri ile 1999 genel seçimlerini sık sık hatırlamak, halkın bu gibi ortamlardaki tepkilerini anlamak için faydalı olacaktır.

