Haberin Devamı
Bu yılın son gününde, ülkemizin manzara-i umumiyesine bakınca keyifsiz olmamak çok zor.
Demokratik açılım sanki görünmez bir duvara çarptı, Ankara’da asker-hükümet ilişkileri ince bir çizgide duruyor, suikast ve darbe iddialarıyla ruhumuz iyice kirlenmiş durumda.
Bu manzara yakın geleceğimiz için umutlu olmayı zorlaştırsa da ülkemizin bu gibi inişlerden defalarca çıkışa geçtiğini hatırlamak gerekiyor.
Güneydoğu’da insanların elleri kelepçeli olarak savaş filmlerini çağrıştıran bir görüntü içinde mahkemeye götürülmesi yakın gelecek için umutlu olmamızı istemeyenleri kuşkusuz pek sevindirmiştir.
Eski DTP’li vekillerin mahkemeye getirilmeleri için peşlerine polis takılması da yine aynı zevatı çok sevindirmiştir.
Savaş lobisi, demokrasiden hoşlanmayanlar cephesi kendilerini 2009 yılını “zafer” içinde kapatmış gibi görebilirler. PKK da dahil olmak üzere, demokrasi ve barış toplumunda kendisine yer bulması mümkün olmayanlar gerçekten yılın sonunda kendilerini başarılı olmuş sayabilirler.
Bunun geçici bir başarı olduğunu, bu ülkeye güvenenler görüyor.
Türk halkı, bütün unsurlarıyla barış-demokrasi-refah üçlüsünü hedeflediğini her fırsatta ortaya koyuyor. Bazen şehit cenazelerinde, bazen basit bir söyleşide, bazen üzüntülü gözlerde barış-demokrasi-refah umudu okunuyor.
Geride bıraktığımız yılda yaşadıklarımız, siyasilerin tümünün o umudu okuyamadığını gösteriyor.
Yarın başlayacak yeni yılda da, çözemediğimiz, üzerinde uzlaşamadığımız bütün büyük sorunları yaşamaya devam edeceğiz. Gideni inişte bıraksak da gelen yılda çıkışı yakalamak bu halkın beklentileri için şarttır.
Seçim sandığının ortaya çıkmasına daha 15 ay var ve sandık yaklaştıkça savaş lobisi ve demokrasi sevmeyenler cephesi gerilimi daha da artırmaya çalışacak.
Ama sonunda sandık ortaya konulacak ve Türk halkı sözünü söyleyecek.
Yarından itibaren seçim yılına girdiğimizi söyleyebiliriz. Bu seçime de “inişte” ve gerilimler içinde sarsılmış olarak gidebiliriz. Ama yine de sandığın bütün kötülüklerin ilacı olduğuna ve bu ülkenin iyi bir geleceği, barışı demokrasiyi ve refahı hak ettiğine inanmak, umutları canlı tutmak zorundayız.
2010 yılı bütün ülkemiz ve insanlık için 2009’dan çok daha iyi olsun. İyi yıllar.

