Hepsi birbirine bağlıdır

İstanbul'daki göstericilere dayak olayını tek başına ele alarak "olur böyle şeyler" diye geçiştirmeye kalkmak, bu şekilde kendini kandırmak, başka konularda çaresiz kalmanın temelini atar

Haberin Devamı

İstanbul'daki göstericilere dayak olayını tek başına ele alarak "olur böyle şeyler" diye geçiştirmeye kalkmak, bu şekilde kendini kandırmak, başka konularda çaresiz kalmanın temelini atar.

Bütün Batı ülkelerindeki ekranlarda, yerde dövülen kızların görüntüleri geçerken Ermeni meselesinde sesinizi kimseye duyuramazsınız. Ermeni meselesinde bugüne kadar "aslında Ermeniler Türkleri öldürdü" gibi budalaca bir savunma hattı tutturmuş olanların söylediklerine inanılmaması için de o görüntüler yeter.

Şu anda Almanya'da günün konusu, evden ayrılan kız kardeşlerini kafasına üç mermi sıkarak öldüren üç Türk genç ise, bu İstanbul görüntüleri de ancak Almanların kanaatleri kuvvetlendirir.

Çünkü onlar da biliyor ki bugüne kadar töre cinayetlerine "hoşgörüyle" bakıldı.

* Ermeni meselesi... İç ve dış düşmanların oyunu!

* Kürt meselesi... İç ve dış düşmanların oyunu!

* Kıbrıs meselesi... İç ve dış düşmanların oyunu!

Bütün önemli meselelerde sürekli olarak "iç ve dış düşmanların oyunlarına" gelmek de çok özel bir yeteneksizlik gerektiriyor.

Bu üç önemli olayda da Türkiye'nin bugüne kadar benimsediği tutum, yapmaya çalıştığı savunmalar hiçbir zaman hiçbir kimseyi etkilemedi.

Çıkmazların sembolü
İstanbul'daki dayak olayı ve bu olaya "resmi" yaklaşımlar, aslında aynı zamanda bütün büyük meselelerde Türkiye'nin neden sürekli "yenildiğini" de anlatıyor.

* Ermeni meselesinde kendinizi "aslında Ermeniler Türkleri öldürdü" gibi çocuklara bile mantıklı gelmeyecek bir üslupla savunmaya çalışırsanız...

* Kürt meselesini uzun yıllar boyunca "aslında Kürt yoktur, dağ Türkleri vardır" gibi bir budalalıkla geçiştirmeye çalışırsanız...

* Kıbrıs meselesini "biz devlet kurduk, iş bitti" diye hiç kimsenin tanımadığı bir devleti savunmakla çözebileceğinizi düşünürseniz...

* Bütün bu olayları konuşmaya çalışan, bugün gelip dayandığımız çıkmazları önceden anlatmaya çalışan vatandaşları "dış mihrakların adamı" diye susturursanız...

* Yanlış politikalara dikkat çeken, bunların sonuçta Türkiye'nin aleyhine sonuçlar yaratacağını söyleyen vatandaşlarınıza "hain" damgası vurursanız...

* Budalaca politikalara "milliyetçi" sıfatını takıp herkesi susturursanız...

Sürekli olarak kafanızı duvara çarpmanız kaçınılmazdır.

İstanbul'daki dayak olayı bir semboldür. Bütün dünyaya, bugüne kadar bizi kıvrandıran bütün meseleleri hatırlatan bir sembol.

İstanbul dayağını gören dünya, bir ay sonra "Ermeni soykırımı" kampanyası başladığı zaman Türkiye'nin "resmi" savunmalarına nasıl inanacak?

Bunu göremeyen, kavrayamayan "yöneticileri," Türkiye'yi her konuda sıkıştırmıştır. İstanbul dayağı da bütün bunların simgesi olarak hafızalarda kalacak.

DİĞER YENİ YAZILAR