“Hepimiz Ermeniyiz”i anlamamak

Haberin Devamı

Bir yıl önce bugün işlenen Hrant Dink cinayeti iki büyük kusurumuzu yüzümüze vurdu. Tamiri kolay olan bir kusurumuz, çeşitli nedenlerle oluşmuş, “vatan uğruna savaş” gerekçesiyle vatana en büyük zararı veren çetelerdir. Bu çetelerden kurtulmak çok kolaydır.

Ama çok daha zor kurtulabileceğimiz daha büyük bir kusurumuz var. O da “sokak faşizminin” etkisinin toplumumuzda hâlâ çok fazla etkili oluşu.

Her ülkede bir “sokak faşizmi” vardır. Sokak faşizminin en önemli unsuru, kendinden farklı olan herkesten korkmak, etnik, dini ya da yapısal her farkı düşmanlık nedeni saymaktır.

***


Hrant Dink cinayeti sonrasında, toplumun kendisini en “demokrat” en “ilerici” sayan kesimlerinde bile “Hepimiz Ermeniyiz” sloganı tepki gördü. Bu, “sokak faşizminin”, “insan düşmanlığının” dışa vurmasından başka bir şey değildir.

“Hepimiz Ermeniyiz” sloganı burada bulunmadı. Birkaç yıl önce faşist Almanların saldırıp öldürdüğü Türklerin cenazesine binlerce Alman katılmış ve “hepimiz Türküz” diye seslenmişti. Alman toplumundaki cinayete varan faşist eğilime dikkat çekmek isteyen gazeteler de o gün Türkçe “hepimiz Türküz” manşetleriyle yayınlanmıştı.

Bunun üzerine Alman toplumunda kimse çıkıp “ne oluyor, niye Türk olalım” gibi biraz basitinden ya da “İşte bunların Türk olduğu anlaşıldı!” gibi en kabasından faşist çıkışlarda bulunmadı, bulunamadı.

***


Alman toplumu, tarihinin en kara dönemlerinden biri olan ve milyonlarca insanın hayatına mal olan faşist dönemle hesaplaştı ve artık kafası da vicdanı da rahat.

Türk toplumu ise kendi tarihiyle hesaplaşmadı ve ne kafasını ne de vicdanını rahatlattı. Bu yüzden de en kabasından sokak faşizmi, en olmadık çevrelerde ortaya çıkıveriyor.

Kimileri, karanlık örgüt tarafından toplumu karıştırmak için işlendiği bilinen bu cinayete eğer kurbanı Ermeni diye, farklı bakıyorsa, bu durum hastalığımızın boyutunun azımsanamayacak düzeyde olduğunu gösterir.

***


Bir süre önce kuşaklar boyu İstanbullu olan bir Ermeni vatandaşımız bir taksiye biner ve şoförle sohbet etmeye başlar.

Bir süre sonra şoför “Abi sen Kıbrıslı mısın” diye sorar, nedenini de açıklar: “Şiveniz biraz değişik...” “Hayır Ermeniyim” sözüne şoförün verdiği cevap korkunçtur: “Estağfurullah abi...”

Kafası aydınlık, vicdanı gerçekten hür ve komplekslerinden arınmış bir toplum hedefine ulaşmak kolay değil. Belki Hrant Dink’in ölümü bu yolda bir nebze gelişme sağlamamıza katkıda bulunur. Enseyi karartmayalım.

DİĞER YENİ YAZILAR