Hep yasa isterler

En sorumlu mevkilerde bulunan kişiler, sıkıntılı anlarında çareyi "ne yapalım yasalar böyle, yeni yasa lazım" gibi bir gerekçede bulurlar

Haberin Devamı

En sorumlu mevkilerde bulunan kişiler, sıkıntılı anlarında çareyi "ne yapalım yasalar böyle, yeni yasa lazım" gibi bir gerekçede bulurlar. Türk toplumunun son dönemine damgasını vurmuş olan mali yolsuzlukların yargı tarafından çözülememesini de Adalet Bakanı yasalara bağlıyor, bilirkişi sistemine bağlıyor. Şu anda yürürlükte olan yasaların bazı eksikleri olabilir, ama yolsuzluk ve hırsızlıkları kanıtlanmış birçok kişinin bir tür dokunulmazlık zırhına sahipmiş gibi dolaşmalarının yasaların yetersizliğine bağlanıyor oluşu, aslında adalet mekanizmasının çalışmamasıyla ilgilidir. Ve Adalet Bakanı da o mekanizmayı çalıştıramadığı için şikâyet etmektedir. Bugün yürürlükteki herhangi bir yasanın suçluları koruduğunu söylemek mümkün değildir. Sakatlık adalet sisteminin işleyişinde, işletiliş biçimindedir.

'Profesyonel' bilirkişiler...
Adalet Bakanı "bilirkişiler" den yakınıyor. Bilirkişi sistemi de sistemimizi oluşturan başka birçok unsur gibi, yozlaştırılmıştır. "Profesyonel" bilirkişiler, belli mahkemeler tarafından sürekli görevlendirilmekte ve bunların raporları her zaman hak ve adalet kavramlarına uymayabilmektedir. Bu sistem, uzman kişilerin adalete yardımcı olmaları amacının ötesine geçmiş, yargılama sürecini bir yandan uzatan diğer yandan da "çeşitli etkenlerin" yönlendirmesine açan bir sisteme dönüşmüştür. Adalet Bakanı'nın görevi ise bu durumdan yakınmak, yeni yasalar istemek değildir. Adalet Bakanı, "belli" mahkemelerin çalışma şeklini; "belli" bilirkişilerin sürekli olarak görevlendirildiği "belli" mahkemeleri çok kolayca inceleyebilir, Bakanlık müfettişleri bu sistemdeki maddi ve manevi yozlaşmaları kolayca ortaya çıkarabilirler.

Çözmeyi isteyen çözer...
Geçen yıl Ankara'da bir trafik kazası olmuştu. Kazaya kansan araçlardan biri, son model bir BMW marka otomobildi, sahibi ise mahkeme kaleminde görevli bir hanımdı. Bu haber gazetelerde yer aldıktan sonra bu hanımla ilgili herhangi bir işlem yapılmamış, bu otomobili hangi parayla aldığını açıklaması istenmemişse Adalet Bakanı'nın yakınmaya ve yeni yasa istemeye hakkı yoktur. Şu anda Ankara'da, devletle işi olanların işlerini "kolaylaştırıcı" bir "iş takibi" sistemi varsa, bu sistemin benzen bir "iş takibi" sistemi de adalet kesiminde vardır. Hukukçu olan ya da olmayan birçok insan yargıya intikal etmiş sorunları, mahkeme salonu dışında "çözer". Adalet bakanları büyük çoğunlukla hukukçu kökenli siyasilerden seçilir, onlar bugünkü yoz düzeni ve sistemin neden gerektiği gibi işlemediğini bilir. Ama hiçbiri de bu sisteme dur demek, bu sisteme son vermek için çaba göstermez. Şu andaki Adalet Bakanı yasalardan yakınacağı yerde, güvendiği bir hukukçuyu çağırsın ve kendisine sistemin nerelerde çürüdüğünü anlattırsın. Bunların üzerine giden de, hiç merak etmesin, kamuoyundan büyük destek alacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR