Hemen seçim

Bugün Türkiye’nin üzerine yığılan kara bulutları dağıtmanın tek yolunun seçim olduğu tartışmasızdır

Haberin Devamı

Bugün Türkiye’nin üzerine yığılan kara bulutları dağıtmanın tek yolunun seçim olduğu tartışmasızdır.

AKP hükümetinin de bu eğilimde olduğu anlaşılıyor. Ancak askerden muhtıra yemiş bir hükümet olarak seçime gitmekle de itibar kaybına uğrayacaklarını bilmektedirler.

Silahlı Kuvvetler’in muhtırasıyla seçime giden bir ülkede demokrasi bir kez daha büyük bir yara almış olmaktadır. Bu yaranın onarılmasının yolu kuşkusuz seçimdir.

Herhalde muhtırayı verenler seçim sonrasının hesabını da yapmışlardır.

***

Şu anda seçimin yolunu açacak olan, Anayasa Mahkemesi’dir. Eğer Anayasa Mahkemesi cumhurbaşkanı seçiminin birinci turunu üçte iki çoğunluk bulunmadığı gereçesiyle iptal ederse süreç başlamış olacak ve Anayasa gereği genel seçime gidilecektir.

Eğer Anayasa Mahkemesi birinci turun geçerli olduğu kararını verirse AKP cumhurbaşkanı seçiminin ertesinde genel seçime gidilmesi kararını kaçınılmaz olarak almak durumundadır.

Cumhurbaşkanı seçiminin yapılması demek, çekilmeyeceğini açıkladığına göre, Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesi demektir.

Bu durumda ne yazık ki yine Türkiye çok ağır bir bölünme yaşayacaktır. Daha doğrusu bugünkü bölünme zirveye çıkacaktır.

Ve bu aşamada demokratik kurallar içinde gerçekleşen ya da gerçekleşmiş bir cumhurbaşkanı seçiminin iptali için yine kimileri Silahlı Kuvvetler’e başvuracaktır.

Bu “kimileri”nin önemli bir kesiminin başarısız siyasiler olduğu bilinmektedir.

Türkiye’de hep ara rejimlerden medet ummuş, ara ya da askeri dönemlerde kendilerine ikbal kapılarının açılmasını beklemiş olanlar vardır. Bunlar yine ortaya çıkmıştır.

***

“Kimileri”nin bir kesimi de kendilerini cumhuriyet ile demokrasi arasında bir seçim yapmak zorunda hissedenlerdir. Bu kesim Türkiye’deki siyasi yapının eksikleri ve yanlışları dolayısıyla, siyasilerin basiretsizlikleri ve vasatlıkları dolayısıyla kendilerini böyle bir seçim yapmak zorunda hissedebilir.

Böyle bir seçim yapmak zorunda olmadığımızı, laik cumhuriyetin güvencesinin demokrasi olduğunu yeterince anlatabilmiş ve anlayabilmiş değiliz. Bu ülkede son dönemde siyaset yapanlar, en üst makamları dolduranlar, büyük sorumluluk alanlar böyle bir seçime gerek olmadığının kanıtlarını, gerekçelerini ortaya koyamamışlardır.

Ve sonunda yine o seçme durumu insanların önüne konulmakta, demokrasi ile cumhuriyet arasında birisini seçmeleri istenmektedir.

***

Bu duruma gelinmiş olmasında AKP kadar, CHP de suçludur. AKP toplumun bir kesimini rahatsız eden yanlışları yaparken, sandıktan iktidar olarak çıkamayacağını bilen CHP de her hareketiyle bu seçimin tekrar ortaya gelmesine çanak tutmuştur.

Bütün bu kara bulutların dağılması yine sandıkla mümkün olabilir. Ve sandıktan çıkan sonucu herkes hazmetmek zorundadır.

DİĞER YENİ YAZILAR