Hedefteki bakan

TCK 301 konusundaki tartışmalar “çıkmaz” üzerine devam ederken Adalet Bakanı Çiçek bu meselede “hedef” haline getirildiğini söyledi. Doğrudur, Çiçek hedef durumundadır, çünkü kendisi Adalet Bakanı’dır ve sorunun çözümü için siyasi inisiyatif kullanmak yükümlülüğü ve görevi kendisindedir

Haberin Devamı

TCK 301 konusundaki tartışmalar “çıkmaz” üzerine devam ederken Adalet Bakanı Çiçek bu meselede “hedef” haline getirildiğini söyledi. Doğrudur, Çiçek hedef durumundadır, çünkü kendisi Adalet Bakanı’dır ve sorunun çözümü için siyasi inisiyatif kullanmak yükümlülüğü ve görevi kendisindedir.

Bir tarafta bu tartışma sürerken, aynı madde nedeniyle yeni soruşturmaların açılması da sonuçta sorunu çözemeyen siyasi iktidarın ayıbıdır.

Söz konusu maddenin yazılımı, şu yukardaki cümlenin bile “hükümeti aşağılama” olarak görülüp soruşturma açılmasına imkân verebilecek şekilde. Sorunun çözümü de maddenin açık ve aşırı yorumlara yer bırakmayacak, eleştiri niteliğindeki sözlerin de soruşturma kapsamına alınmasını önleyecek açıklıkta yazılmasıdır. Hukukçular bunun için vardır. Adalet Bakanlığı’nın kadroları, üst yöneticileri, danışmanları bunun için vardır. Ve bu yapılmadığı sürece de TCK 301’in siyasi nedenlerle kullanılması, çok farklı yorumlanması kaçınılmazdır.

***

Türkiye dışından bakıldığında maddenin akıbeti, AKP hükümetinin ve Türkiye’nin “demokrasi” sınavı gibi görülüyor. Bu da bizim açımızdan bir “ayıp”tır. Kolayca çözülebilecek bir sorun yüzünden dünyaya konu olmanın hiçbir gereği yoktu, ama oldu.

TCK 301 sorunu çözülmediği sürece Adalet Bakanı Çiçek “hedef” olarak kalacaktır. Çünkü bu sorunun çözümü için sorumluluk almaktan kaçınmakta, sorunun çözümsüzlüğe doğru gitmesine katkıda bulunmaktadır.

Kendi kendimize sorun yaratma ve kendi yarattığımız bu sorunları içinden çıkılmaz hale getirip içinde boğulma konusundaki başarımızı bir kez daha gösterdik.

İki yıl önce hızla çözülebilecek bir sorunun ucuna cinayet ve kan eklendiği için de ayıbımız en üst düzeye çıktı.

Görüntü bu olunca da Ermeni soykırımı kararını engellemek için ABD’ye gidecek miletvekillerinin anlatabileceği fazla bir şey kalmıyor. Onlarla görüşecek olan Amerikalı siyasiler kısa notlar okuyup gelecek ve bu notların tümünde TCK 301 ve Hrant Dink cinayeti yer alacak.

Siyasiler, 301’inci maddeyle ilgili sıkıntıyı zamanında ve akıl yoluyla gidermemenin faturasını anlayabildiği gün büyük aşama kaydetmiş olacaklar. Ama anlaşıldığı kadarıyla buna bayağı zaman var.

*****

not:
Şeriat gelir mi?
Gallup “İslam ve Demokrasi” başlıklı bir araştırma yapmış. Türkiye ile ilgili sonuçlar fazlasıyla üzücü. Biri, “şeriatın yasalarda yer almasını” isteyenlerin oranı: Yüzde 32. İkincisi, “Şeriat tek yasa kaynağı olsun” diyenler: Yüzde 9. Bunların üzerine ne yorum yapılabilir? Ama bir başka sonuç var ki, Türkiye’nin güvencesi: Yasalarda şeriatın yer almamasını isteyenlerin oranı yüzde 57.

Bu sayılara iki taraftan da bakmak mümkün. Ama yine de yüzde 57 tarafından bakalım ve ülkemizin geleceği için umutlu olmaya devam edelim.

DİĞER YENİ YAZILAR