Hayati iki ay

Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine açıkça itiraz edenlerin sesleri çoktandır çıkmıyor. Aslında Türkiye'nin geleceği konusunda ve "dünyadan korkmak"ta, "demokrasiden korkmak"ta birleşen ilginç bir "cephe" var

Haberin Devamı

Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine açıkça itiraz edenlerin sesleri çoktandır çıkmıyor.

Aslında Türkiye'nin geleceği konusunda ve "dünyadan korkmak"ta, "demokrasiden korkmak"ta birleşen ilginç bir "cephe" var.

Milliyetçi Hareket Partisi, Genç Parti, Büyük Birlik Partisi, Fazilet Partisi, İşçi Partisi; konuşurlarken farklı sözcükler kullanıyor fakat aynı şeyi söylüyorlar.

İşçi Partisi kendisine "sol" diyor, diğerleri "sağ"... Ama söyledikleri aynı: alaturka, kendine has bir yarım demokrasi, Batı dünyasının tümünden korku...

Siyasi partiler dışında aynı temel görüşleri paylaşan ve kendisine "Kemalist" ya da "solcu" diyen "İlhan Selçuk hattı" ile Atatürkçü Düşünce Dernekleri de bulunmaktadır.

Atatürk'ü de kullanarak...
Gerçekten ilginç bir ittifaktır bu... Kendisine "milliyetçi toplum" diyen "nasyonal sosyalist"ler... Siyasi İslamcılar... En alt kesimin öfkesini politika zanneden "lümpen oportünistler"... Kendisine "millici" diyerek Saddam Hüseyin ya da Hafız Esat solculuğu yapanlar... Atatürk'ü gerçek içeriğinden soyutlayıp kuru ve basit sloganlara indirgeyen "gardırop Atatürkçüleri"... Kırk yıldır aynı lafları tekrarlayarak kendi küçük dükkânlarını koruyan ufuksuz, muhafazakâr "solcular"...

Bu son zevat, Mustafa Kemal Atatürk'ün adını kendi küçük çıkarları için kullana kullana faşist siyasetlerin yanına kadar götürmüşlerdir.

Türkiye halkının en gelişmiş demokratik haklara sahip olmasından, gelişmiş dünya içinde yer almasından korkan "sağcı-solcu-İslamcı-millici" cephe Türkiye'ye çok fazla kötülük yapmıştır.

Kimler sevinir!..
Şimdi gerçekte iki aylık bir süre kalmıştır. Temmuz ayının ortasına kadar Türkiye'nin demokrasi takvimini tamamlaması gerekmektedir. Eğer bu takvim tamamlanmazsa ve yasalardaki değişikliklerin sonuçları uygulamada görülmezse Avrupa Birliği yolu Türkiye için büyük ölçüde kapanacaktır.

Ancak fakir ve yarım demokrasili bir Türkiye'de varolabileceklerini gören "gerici cephe" o zaman çok sevinecektir.

Önümüzdeki iki ayda Meclis'in, hükümetin ve de Meclis'teki muhalefetin göstereceği kararlılık ve çalışma Türkiye'nin kaderini belirleyecektir.

2003 yılı sonunda Avrupa Birliği'nin Türkiye raporu "olumlu" olmazsa yaklaşacak yol Suriye-İran-Irak yoludur.

DİĞER YENİ YAZILAR