Hayaller ve gerçekler

Haberin Devamı

Seçim öncesinde hayaller, temenniler üzerine yapılan bütün tahliller çöktü. AKP seçimin tartışmasız tek galibidir. Umduklarının bile üzerinde oy aldılar.

Bu sonuçlar sadece kendi isteklerini gerçek sananlar için “sürpriz”dir. Çünkü ciddi araştırmalar bu sonucu aylardır vermekteydi.

Seçimin sonucuyla ilgili olarak çok fazla yorum ve tahlil yapılacaktır. Ancak birkaç kesin gerçeği ilk anda söylemek gerekiyor.

Radikal milliyetçi bir patlama olmadığı MHP’nin oy oranının beklentilerinin altında kalmasıyla ortaya çıkmıştır.

CHP’nin radikal milliyetçi üslubu yine bir işe yaramamış, DSP ile ittifaka rağmen oyları yerinde saymıştır.

CHP-MHP koalisyonu üzerine hesap yapanların, ulusalcılık adıyla düşmanca politikalar üretenlerin söyleyecek sözleri kalmamıştır...

DTP, Kürt kökenli vatandaşlar üzerindeki etkisini yine tartışılmaz şekilde ortaya koymuştur.

22 Temmuz seçiminin en basit ve açık sonuçları bunlardır ve bunlar üzerine yapılacak her türlü basit siyasi cambazlık sadece insanları güldürür.

***

Tayyip Erdoğan, daha önce Adnan Menderes ve Süleyman Demirel’in sağladığı başarıyı sağlamıştır. Menderes ve Demirel de, ilk kez seçim kazanıp iktidar olduktan sonra girdikleri ikinci seçimde oylarını artırmayı başarmışlardı. Turgut Özal ise ikinci iktidarını sağlayan seçimden önemli oy kaybıyla çıkmıştı.

AKP’nin bu seçim başarısının ardından ilk akla gelen budur. Erdoğan’ın seçim öncesi son açıklamalarına bakıldığında böyle bir başarıyı kendisinin de beklemediği anlaşılmaktadır. Siyasilerin böyle bir başarıdan etkilenmemesi mümkün değildir. Türkiye gibi bir ülkenin yaklaşık yarısının desteğini almak bir siyasi için ulaşılabilecek en büyük başarı noktasıdır.

Bu başarı AKP’yi ve Erdoğan’ı ne kadar “bozar?”

Kuşkusuz dün akşam saatlerinde durum anlaşıldığı andan itibaren belki de milyonlarca kişinin aklından bu soru geçmiştir.

Ortada 1954’teki Menderes ve 1969’daki Demirel örnekleri var. Bunlar sürekli olarak hatırlanacak ve hatırlatılacaktır. Erdoğan’ın da bu iki seçimi ve iki lideri hatırlaması bütün ülkenin çıkarınadır.

Sandıktan Erdoğan tartışılmaz bir şekilde çıkmıştır. Bunu herkes, hatta AKP’nin siyasi İslam kökeninden en fazla korkanlar bile hazmetmek zorundadır. Demokrasi kültürü önce sandığa saygıyı gerektirir. Demokrasi içinde siyasi iktidarların sınırları da bellidir, siyasi mücadelenin kuralları da bellidir. Bunların dışında oynamak, oynamayı düşünmek ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür.

DİĞER YENİ YAZILAR