Hayaller

Kıbrıs'ta Türklerin barışa ve eşitlikçi bir topluma "evet", Rumların ise "hayır" demelerinin ardından birtakım "hayaller" havada uçuşmaya başladı

Haberin Devamı

Kıbrıs'ta Türklerin barışa ve eşitlikçi bir topluma "evet", Rumların ise "hayır" demelerinin ardından birtakım "hayaller" havada uçuşmaya başladı.

Bunlardan biri KKTC'nin tanınmasıdır.

* En umutsuz hayal budur. Bir hafta sonra Kıbrıs Cumhuriyeti (Kıbrıs Rum tarafı) Avrupa Birliği'nin tam üyesi olacaktır. Hiç bir devlet, Avrupa Birliği ile ilişkilerini bozmayı göze alamayacağı için KKTC'nin tanınması hayal olarak kalmaya devam edecektir.

* Hele ki ABD ya da AB'nin KKTC'yi tanıması gerektiğinden söz edenler eğer hedef şaşırtmaya çalışmıyorlarsa, bu konulara müdahale etmemelerini gerektirecek kadar bilgisizdirler.

* KKTC'ye ambargoların "gevşetilmesi", Lefkoşa Havaalanı'na yabancı uçakların inebilmesi anlamına gelmektedir. Bunun gerçekleşmesi için de birden fazla uluslararası kuruluştan karar çıkması gerekmektedir.

Birde KKTC'nin "ihracat"ından söz edilmektedir. Ne yazık ki KKTC'de ihraç edilebilecek düzeyde bir üretim söz konusu değildir. Kıbrıs Türk toplumu, Türkiye'den gelen parayla yaşamaya alıştırıldığı için üretim, ihracat gibi meselelere bulaşmamıştır.

* Kıbrıs Rum kesimi Kıbrıs Cumhuriyeti olarak AB üyesi olduğu andan itibaren Türkiye ile AB arasındaki gümrük birliği anlaşması Rum kesimi için de geçerli olacaktır. Bu, Türkiye'nin Kıbrıs Cumhuriyeti'ni "tanıması" anlamına gelir.

Dikkat ve ciddiyet zamanı
Kıbrıs Türk tarafında, bugüne kadar Rum yönetiminin verdiği Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı kimliği ve pasaportunu alanların sayısı 30 bine ulaşmıştır. 1 Mayıs'tan sonra gerçek Kıbrıslı bütün Türklerin bu kimlik ve pasaportu almaları kaçınılmazdır.

* Bu şartları iyi görmek ve buna göre siyaset geliştirmek gerekir. Eğer Türkiye "Biz elimizden geleni yaptık, Rumlar yapmadı" diyerek bugünkü duruma razı olma çizgisine dönerse referandum öncesi ile sonrası arasında Türk toplumunun lehine bir fark olmayacaktır. Tek gerçek fark, KKTC'de yaşayan 200 bin Türk'ün 150 bininin resmen Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olmasıyla ortaya çıkacaktır.

* Kıbrıs Rum yönetimi, Avrupa Birliği avantajını kullanmış, Türklerin eşit bir toplum olarak adada yaşamasının yolunu şimdilik kesmiştir.

Türkiye'nin ve Türk tarafının hedef olarak tespit etmesi gereken yine bu noktadır. Bunun dışındaki tek ihtimal Türk toplumu için iyi ihtimal değildir.

Bugünkü durumla yetinerek küçük gelişmeler üzerine büyük hayaller kurmak Türkiye'yi yine eski sorunlarla, eski sorunların daha ağır şekilleriyle baş başa bırakacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR