Turgut Özal çok ustaca yapardı: Hiç gündemde olmayan bir meseleyi ortaya atar, tartışmaları izler, sonra kendisi görüşünü belirtir ve kamuoyunu yönlendirirdi.
Tayyip Erdoğan da, cumhurbaşkanı konusunda bir havada dönüş denemesi yapmış. Havada yani uçakta, dört gazetenin genel yayın müdürüne "benim dışımda biri de olabilir" şeklinde bir mesaj vermiş.
Dört gazete yöneticisinin yazdıklarını arka arkaya okuyunca belli bir izlenime ulaşmak kolay oluyor. Erdoğan diyor ki: Aslında ben cumhurbaşkanı olmak istiyorum, ama yeterli desteği bulamazsam geri adım atar, başkasının seçilmesini sağlarım...
Yani "inatlaşmam" demeye getiriyor. Daha önce yaptığı "cumhurbaşkanı falan filan niteliklere sahip olmalı" açıklaması pek net değildi. Genel izlenim Erdoğan'ın kendisinin bu niteliklere sahip olduğu ve o yüzden böyle tanım getirdiği şeklindeydi. Kendisiyle ilgili ya da ilgisiz her konuda hemen cevap verme alışkanlığı bulunan Erdoğan'ın "kendisini tarif etti" yorumlarına cevap vermemesi de gerçek düşüncesini gösteriyordu.
Erdoğan'ın son "dönüşü" bir tür "taahhüt" olarak görülebilir. Cumhurbaşkanı seçiminin büyük bir siyasi çatışmaya ve krize dönüşebileceği beklentisi yaygın. Kimileri bu çatışmada bir sonuç almaktan çok, kendi ellerini güçlendirmek peşinde. Örneğin CHP böyle bir çatışmayla "laik cephe" olaylarının biraz daha büyüyerek kendisine yöneleceği umudunu taşıyor.
Bir başka beklenti de Özal ve Demirel örneklerinin biraz daha güçlü bir şekilde tekrarlanması. Lider Çankaya'ya çıkar, ardında bıraktığı parti ufalanır gider.
Böyle bir gelişmenin şartları, AKP'de, hem Özal'ın ANAP'ından hem de Demirel'in DYP'sinden çok daha belirgindir.
Erdoğan'ın son açıklaması da, Çankaya'ya çıkma konusunda alacağı tavırda partinin geleceğinin ağırlık taşımadığını gösteriyor. Kendisine yönelik tepkilerin fazla olması Erdoğan'ın bu hevesini kırabilir, ama anlaşılan AKP'nin geleceği kaygısı kıramaz.
Erdoğan cumhurbaşkanı olmayı istiyor ama şu anda verdiği mesaj "büyük kavga etmem" şeklinde. Bunun doğru olup olmadığı, Erdoğan'ın kendi geleceği için inatlaşmaya girip girmeyeceği ise kesin değildir. Erdoğan'ın bugüne kadar verdiği tepkiler daha çok ikinci olasılığı, sonuna kadar kavga edeceği beklentisini güçlü kılıyor.

