Haritanın asıl maddeleri

Haberin Devamı

Kürt açılımı deyiminin ne anlama geldiği üzerine bir anlaşma henüz yok. “Açılım”ın en geniş demokratik haklar bölümü üzerinde de anlaşma sağlanmadıysa da bunun gerekliliği fikri giderek daha çok taraftar buluyor.

Ama “açılım”ların, silahların hemen susması bölümü var ki, işte onun üzerinde anlaşma sağlamak kolay olmayacak.

Silahların susması denildiğinde birinci unsur, dağdaki ve Kuzey Irak’taki PKK’lıların silahlarını bırakmalarıdır. Bunların silahlarını bırakıp Türkiye’de normal hayata dönmeleri için, adına ister af, ister başka bir şey denilsin; kendilerini güvencede görmeleri gerekir. Bugüne kadar çıkan “pişmanlık yasaları”, adı üzerinde, bir tür itirafçılık koşulu getirmiş, yaygın bir etkiye ulaşamayacakları da ortaya çıkmıştır.

Türk kamuoyu, silahların susması için bir tür affı içine sindirmek durumundadır.

Adına “af” demeyelim, “Silahını getir, evine dön” diyelim. Ama böyle denildiğinde de silahını bırakıp evine dönecek olanlar, sonradan başlarına bir şey gelmeyeceğinin güvencesini arayacaktır.

Silahların nasıl ve nereye bırakılacağı sorusu da zaman zaman dile getiriliyor. Bunu Kuzey Irak Kürt yönetimi yapabilir, silahları topladıktan sonra Türkiye’ye teslim edebilir ya da kendi elinde tutabilir; Ankara ile Kuzey Irak yönetimi arasında kolayca çözülebilecek bir sorundur.

***


Yol haritasının diğer önemli maddesi, Türkiye’de evine dönmesi söz konusu olamayacak “lider” kadrosunun üçüncü ülkelerde barınması imkânlarının sağlanması ve Türkiye’nin bu kişilere yönelik “intikamcı” tavırlara girmeyeceği güvencesinin verilmesidir. Bu kişileri kabul edecek ülkeler, öncelikle kendi topraklarında silah kullanılmayacağı, kimsenin öldürülmeyeceği güvencesini almak isteyeceklerdir. Bu da doğaldır ve Türkiye bu güvenceyi verebilir.

Yol haritasında korucuların durumu, örgütlenmenin zaman içinde nasıl tasfiye edileceğine ilişkin planlar da yer alabilir.

Şu anda önemli olan, Türkiye’nin silahların susması, dağdakilerin inmesi ve lider kadrolarının sürgüne gönderilmesi konularında net ve herhangi bir pazarlık gerektirmeyen bir yol haritasını ilan etmesidir. Buna içerden bazı tepkiler olabilir, doğaldır, ama yapılanlanların silahların susması için, bir daha kan dökülmemesi ve şehit cenazesi kalkmaması için yapıldığını Türk halkı anlayacaktır.

Bu yol haritasında aslında şu anda hiç sözü edilmeyen, edildiğinde geniş bir kesime kötü gelecek bir madde daha var. Ankara’nın hareketsizliği üzerine Abdullah Öcalan’dan gelen 15 Ağustos’ta yol haritası açıklama girişimi gerçekte bu maddeyi de içeriyor. Türk halkının bu aşamada içine sindirmesi kolay değildir, ama yol haritası ilerledikçe Abdullah Öcalan’ın “affı” ya da bir şekilde hapisten çıkması da gündeme gelecektir.

Yol haritasının bu maddesi üzerine fikir beyan etmek kimse için kolay değildir. Ama yol haritasının ilk ve öncelikli maddelerinin kazasız belasız ilerlemesi, bu madde üzerine konuşmayı da kolaylaştırabilir. Şimdilik bundan daha fazlası beklenmemelidir.

DİĞER YENİ YAZILAR