Hantal devleti korumak

Kötü işleyen bir sistemi savunmaya çalışmak için cesaretten öteye bir şeyler gerekir. CHP şu anda en tutucu parti olarak düzende hiçbir değişiklik yapılmaması için mücadele etmektedir

Haberin Devamı

Kötü işleyen bir sistemi savunmaya çalışmak için cesaretten öteye bir şeyler gerekir. CHP şu anda en tutucu parti olarak düzende hiçbir değişiklik yapılmaması için mücadele etmektedir.

Konu kamu yönetimi reformudur. Bu reformun amacı, hantal devlet yapısının, her şeyi merkezden, Ankara'dan yönetmeye çalışan anlayışın değişmesi ve yerel yönetimlere daha fazla yetki, imkân ve inisiyatif sağlanmasıdır.

Ankara'nın ve CHP'nin sıkı sıkıya muhafaza etmek istedikleri hantal yapıyı savunabilmek için şu an içinde yaşadığımız gerçeklerden hiçbir şekilde haberdar olmamak gerekir.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarında çok daha etkili ve yetkili olan yerel yönetimler giderek bütün yetkileri merkeze, Ankara'ya kaptırmışlardır. "Türkiye'yi yönetmek"ten küçük işlerle uğraşmayı anlayan, her küçük işten de "imkân" ve yetki sağlamayı marifet bilen zihniyet çoktan iflas etmiştir. Yıllar içinde güçlenmiş olan ve elindeki her yetkiyi başkalarına devretmekten korkan merkez, en hantal yapısıyla öylece durmaktadır.

Şu anda kamunun elinde 2,5 milyondan fazla "çalışan", bunlara tahsis edilmiş 224 bin lojman, 2 bin 700 "sosyal tesis" vardır. Kullandıkları 85 bin taşıtın benzinini her gün vergi verenler ödemektedir.

Sadece Başbakanlık'ta 2 bin 200 kişi çalışmaktadır. Maliye Bakanlığı'nın sadece Ankara'daki memur sayısı 15 bindir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın Ankara'da 5 bin 800 memuru vardır. Devlet memurlarının sayısı her yıl yüzde 2,7 oranında artmaktadır.

CHP'nin yaptığı!..
Ankara bu yapısını korumak için yine direnmekte ve bu hantal yapının sözcülüğünü "sosyal demokrat" Cumhuriyet Halk Partisi yapmaktadır.

Devlet "eğitim" görevini gereğince yapamadığı için her yerde pıtrak gibi özel okullar bitmiştir, imkânı olan herkes çocuğunu özel okula göndermektedir.

Devletin "sağlık" la ilgili görevlerini yapamadığını görmek için bir hastaneye herhangi bir gün, herhangi bir saatte gitmek yeterlidir.

Bu yapının daha üretken, halka gerçek anlamda hizmet veren bir yapıya dönüşmesi, halkın sırtına yük olmaktan çıkması için, halkın yönetime daha fazla katılımını sağlayacak yolların açılması için her yerde öncülüğü sosyal demokratlar, sol partiler yapar. Halka daha az güvenen, halkın daha fazla katılımından çekinen partiler de sağ partilerdir.

Türkiye'de ise işler tersine dönmüştür, sağ bir parti kamu yönetiminde köklü bir reform yapılmasını, yerel yönetimlere daha fazla yetki ve sorumluluk verilmesini isterken "sol" parti, hantal, verimsiz bir devlet yapısının devamını çağdışı korkularla savunabilmektedir...

DİĞER YENİ YAZILAR