Kıbrıs konusunda "milli" politikaya karşı çıkan ya da "uzlaşma" sözünü edenlere hemen bağırılıyor: "Ver de kurtul, mu diyorsun!"
Bu "milli" politikanın ne olduğu ise fazla belli değil.
Kıbrıs sorunu 1950'lere gelindiğinde başgösteriyor. Ada ingiltere'ye ait, İngiliz Uluslar Topluluğu'nun bir parçası. O dönemde Rumlar bağımsızlık fikrini ortaya atıyorlar.
Ve Türkiye'nin "milli" Kıbrıs politikaları şöyle gelişiyor:
1950'lerin başı: Rumların bağımsızlık fikrine karşı Türkiye Kıbrıs'ın İngiliz egemenliğinde kalmasını istiyor.
İngiltere "çekilme" eğilimine girince ortaya "Kıbrıs eski sahibine, Osmanlı dolayısıyla Türkiye'ye verilsin" görüşü çıkıyor, ama hiçbir destek sağlanamayınca bundan hemen vazgeçiliyor.
Kıbrıslı Rumlar bağımsızlık fikrinde ilerleyip ingiltere de çekilme hazırlığına giriştiğinde Türkiye'nin sloganı "Ya taksim ya ölüm" dür. Yani Kıbrıs'ın Türklerle Rumlar arasında bölüşülmesini istiyoruz.
Bölüşme olmuyor ve bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti, "iki toplumlu" olarak 1959'da kuruluyor. Bu dönemde Rumların radikal sağ kesimi Türk toplumuna yönelik baskı kurma peşindedir. Saldırılar düzenlenir, çatışmalar çıkar ve 1965'te Türkiye Ada'da bir "federasyon" kurulmasını istemeye başlar.
1974 Askeri müdahalesinin ardından Kıbrıs fiilen ikiye bölünmüş olur, Rum yönetimi Kıbrıs Cumhuriyeti olarak yerleşmeye başlayınca 1983'te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edilir.
Bundan sonraki görüşmelerde Türk tarafının ana tezi eşitlikçi bir federasyon kurulmasıdır. 1998'e kadar "federasyon" üzerinde durulur. Ardından da bu kez ortaya atılan öneri "konfederasyon" olur.
"Vatandaşın el kitabı"
Son 50 yılda Kıbrıs'a ilişkin politikaların hangisi "milli" politikadır?
Bu birinci soru.
İkinci soru da, son olarak Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin adını koyduğu "Annan Planı" neden Denktaş ve destekçileri tarafından tümüyle reddedilmiştir?
Bu "retçiler", kimsenin Annan Planı'nın içeriğiyle ilgilenmeyeceğine ve bugüne kadar olduğu gibi, kendi başarısızlıklarını her türlü gelişmeyi şiddetli "milli" çığlıklara bastırarak örtmekteki basanlarını devam ettirebileceklerine güvenmektedirler.
TESEV (Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı) basit bir çalışma yaptı, Annan Planı'nın iyi bir özetini "vatandaşın el kitabı" olarak hazırladı. Bunun yanına da Kıbrıs sorununun kısa bir tarihçesini ekledi.
Bu ikisini okuyan herkes, Kıbrıs'a ilişkin olarak bugüne kadar nelerin gizlendiğini görecektir. Ve sonra, kimlerin, neden uzlaşma istemediklerini tahmin etmesi de kolay olacaktır.
Hangisi 'milli' politika?
Kıbrıs konusunda "milli" politikaya karşı çıkan ya da "uzlaşma" sözünü edenlere hemen bağırılıyor: "Ver de kurtul, mu diyorsun!"
Haberin Devamı

