Hangi sol?

Çağrıları yapanlar “sol nedir” ya da “Türkiye’de kendine sol diyen partiler gerçekten solda mıdır” veya “sol siyaset yapmanın içeriği nedir” gibi sorular üzerinde durmuyor

Haberin Devamı

Merkez ya da merkez sağda DYP ile Anavatan’ın birleşme kararı almasının ardından “solda da birleşin” çağrıları iyice çoğaldı.

Bu çağrıları yapanlar kendisine sol ya da sosyal demokrat veya sosyalist diyen bütün partilerin ya da siyasi hareketlerin “sol” olduğu kabulünden hareket ediyor. Bu çağrıları yapanlara göre en büyük “sol parti” CHP’dir ve bu geniş birlik yolunu CHP’nin açması gerekir.

Aslında bu çağrıları yapanlar “sol nedir” ya da “Türkiye’de kendine sol diyen partiler gerçekten solda mıdır” veya “sol siyaset yapmanın içeriği nedir” gibi sorular üzerinde durmuyor.

Çünkü bu çağrılar AKP’ye seçenek yaratacak güçlü partilerin oluşması fikrinden hareket ediyor.

***

Bu sol-sağ meselesindeki kafa karışıklığı öyle ölçülere gelmiştir ki, CHP-MHP ittifakından da söz edilmektedir, en kaba milliyetçiliğin ve popülizmin sözcüsü Genç Parti ile CHP’nin seçim ittifakı yapması bile düşünülmektedir.

Batı’da, güçlü sol partilerin bulunduğu ve sürekli iktidarda ya da iktidar alternatifi olarak topluma projeler sunabildikleri ülkelerde sosyalist bir parti ile radikal milliyetçi bir partinin ittifak yapmasını önerenleri kimse ciddiye almaz, hatta önerenlere sorunlu gözüyle bakılır. Çünkü bütün bu ülkelerde iç politika, toplumsal projeler, ekonomik gelişme ve uluslararası politika konularında sağ ve sol partiler arasında çok net farklar bulunmaktadır.

Bu ülkelerde sol partiler hızlı küreselleşme karşısında da çeşitli politik seçenekler geliştirmekte, en azından bunlar üzerine kafa yormaktadırlar. Ayrıca şu anda dünyadaki en önemli mesele olan “medeniyetler çatışması”nın giderilmesi konusunda da sağ ve sol partiler çok farklı düşünmekte, radikal sağ partiler ise her ikisinden de farklı düşünmektedir.

***

Şu anda seçime girme hakkını kazanmış 21 siyasi parti arasında 9’u, kendisini “sol” olarak görüyor. Bunların, temel meselelerde kendi aralarındaki görüş farkları hakkında da kendisine sağ ya da merkez diyen diğer partilerle görüş farkları hakkında da kimse bir bilgi sahibi değil. Sözcülerinin konuşmalarına bakılırsa, kendileri de pek bilgi sahibi değildir.

Bu 9 parti arasında yüzde 10’luk seçim barajını aşma ihtimali bulunan tek parti CHP’dir. Kendisini yine “sol ve demokrat” olarak gören DTP de yüzde 5 dolayında bir oy potansiyeline sahip. Diğer 7 partinin alması muhtemel oy oranları binde 1 ile yüzde 2 arasında değişiyor.

Bu partilerin hiçbiri geçen beş yıllık süre içinde toplumun önüne “sol” projeler, “sol” siyaset ve toplum önerileriyle, somut demokratik ve ekonomik taleplerle çıkmış değildir.

Ayrıca kendisini “sol” olarak niteleyen bu partilerden bazıları birçok güncel meselede radikal sağ partilerle, MHP ve BBP ile aynı görüşleri savunmaktadır.

Böyle bir karmaşadan güçlü bir sol seçeneğin ortaya çıkması hayaldir. Ayrıca DSP’nin CHP’ye katılması, Ecevit’in manevi desteğiyle de bir iktidar seçeneğinin ortaya çıkması açısından yeterli görünmemektedir.

***

Solda birlik isterken “hangi sol” sorusunun sorulması ve buna açık cevaplar aranması gerekiyor.

Yoksa bugün ortaya çıkacak seçim ittifakları, sadece önümüzdeki seçimlerde fazladan birkaç puan ve birkaç milletvekili kazanabilme dışında bir anlam ve önem taşıma şansına sahip değildir.

DİĞER YENİ YAZILAR