Haberin Devamı
BDP dışında Meclis’te grubu olan iki parti, CHP ve MHP, anayasa değişikliği tartışmasında kendilerini “asla olmaz”a sıkıştırdı.
AKP’nin hazırladığı taslakta birçok maddenin “olumlu” ve “çağdaş” nitelikte olduğunu, “önyargısız” fikir beyan edenlerin tümü ifade ediyor.
Memurlarla ilgili maddenin, eskisine göre “ilerleme” getirdiğini ama fiilen bir değişiklik olmayacağını sendikalar söylüyor.
12 Eylül darbecilerinin yargılanma yolunun açılmasına açıkça itiraz bulunmuyor, sadece “zaman aşımı” konusunu ortaya atan hukukçular var. Bazı hukukçular ise, geçen süre içinde birkaç savcının harekete geçmiş olması dolayısıyla zaman aşımının sorun olmayacağını savunuyor.
“AKP hükümeti anayasa yapamaz” noktasından kımıldamayanlar ise taslaktaki herhangi bir olumlu madde üzerine hiçbir şey söylemiyor.
CHP ile MHP, hangi maddelerde, nasıl değişiklik isteyeceklerine ilişkin olarak da bir ipucu vermiyorlar.
Ancak CHP ve MHP’nin “Bu Meclis anayasa yapamaz” tepkisinin, demokratik sistemin temel kavramları açısından hiçbir açıklaması bulunmuyor.
“Bu Meclis yapamaz.” Neden?
CHP ve MHP “neden” yapmaması gerektiği konusunda oldukça karmaşık şeyler söylüyor. Örneğin, milletvekilleriyle ilgili dosyalardan söz ediyorlar. Ama her Meclis döneminde durumun farklı olmadığını gizliyorlar. O zaman Anayasa’ya “belli sayıda suçlama dosyasının bulunması durumunda o Meclis filanca işleri yapamaz” diye bir madde koymak gerekiyor. Bu kadar saçma ve “küçük” bir mantıkla yapılan muhalefet, ancak anayasa konusuna tümüyle önyargıyla bakan, AKP’nin her yaptığının arkasında sadece kötülük arayan çevrelerden alkış alabilir.
MHP lideri “Yeni seçilecek Meclis yapsın” dedi. Eğer önümüzdeki genel seçimde Meclis çoğunluğu yine AKP’den oluşursa diyecekleri bir şey kalmayacağına göre susmaktan başka yapacak bir şeyleri de olmayacak.
“Bu Meclis yapamaz” mantığı sonuçta “halk tarafından seçilmiş Meclis’ler yapamaz”a geliyor.
O zaman kim yapar? 1961’de ve 1980’de olduğu gibi “atanmış” atayan görüşün yanında hazırola geçmişler mi?
Demokrasinin ne olduğu konusunda yarım yüzyıl boyunca Ankara’da alınan mesafenin kısalığı gerçekten utanç verici. Son anayasa tartışması bunu bir kez daha yüzümüze vurdu.

