Hangi Atatürkçülük?

Haberin Devamı

Asker kökenli olduğu öne sürülen birçok darbe ya da toplum hayatını istikrarsızlaştırma planı ortaya çıkmaya devam ediyor. Bunların bazıları gerçekten de inanılacak gibi değil.

Söz konusu planları yazanların, orada yazılı olanları düşünenlerin, hayal edenlerin dünyayı, toplumu ve kendi insanlarını algılayış biçimi ancak “hastalıklı” sıfatıyla nitelendirilebilir.

***


Mahut planlardan sonuncusunda ana eylem ekseni olarak Müslüman olmayan Türk vatandaşlarına yönelik şiddet eylemleri öngörülmüş.

Böyle planlar yapanlar, ister asker kökenli olsunlar ister sivil olsunlar, sadece kendilerini Atatürkçü görüyor, farklı düşünen herkesin Atatürk’ün gizli ya da açık düşmanı ve vatan haini olduğunu düşünüyorlar.

***


Müslüman olmayan Türk vatandaşlarına yönelik şiddet eylemlerinin, Türk toplumunu iyice tedirgin etmek, belki “ordu göreve” seslerinin yükselmesini sağlamak dışında, beklendiği kesin olan bir başka sonucu da Türkiye’yi Batı’dan koparılma sürecine sokmaktır.

Şu anda Ergenekon sanığı olan bazı üst rütbeli asker kişilerin, görevde bulundukları sırada Türkiye’nin Batı’dan ve Avrupa Birliği’nden uzaklaşarak İran-Rusya hattına yönelmesi gerektiği konusundaki fikirlerini beyan ettiklerini de hatırlıyoruz.

İran-Rusya hattında yer almanın Türkiye’ye ne kazandıracağını onlar da pek açıklamış değildir. Ama işin ilginç tarafı, Türkiye’nin Batı’dan uzaklaşması gerektiğinde ısrarlı olmak sadece kendilerini Atatürkçü gören bu çevrelerin değil, siyasal İslamın çeşitli tonlarının da her zaman açık açık ifade ettiği bir politikadır.

***


“Sadece ben Atatürkçüyüm” diyenlerle laik cumhuriyetten hazzetmeyenlerin aynı siyasi çizgide birleşmelerine şaşmamak gerekiyor.

Her ikisini bir araya getiren ana fikir, demokrasi korkusudur.

Bir taraf için demokrasi, ülkeyi bölmek isteyen Batılılıların kullandıkları bir araçtır, diğerleri için de Müslüman vatandaşların hayat tarzını değiştirmeyi amaçlayan, kafalarını karıştıran bir Batı icadıdır.

Sürekli olarak Atatürk’ten söz ederek, sadece kendisini Atatürkçü görüp, kendisinden başka herkesin Atatürk’e ihanet ettiğine inananların Atatürk’ün en temel politik vizyonu olan “Batı uygarlığı” na karşı olmaları hem trajiktir hem de bunların nasıl bir hayal âleminde yaşadıklarının en açık göstergesidir.

DİĞER YENİ YAZILAR