Dünyanın en geri yörelerindeki bitmez tükenmez kabile çatışmaları dışında, en eski ve en uzun yaşanan uluslararası sorun olarak bir tek Kıbrıs kalmıştır.
Fransa ile Almanya 19'uncu ve 20'nci yüzyıllarda defalarca savaştılar. Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda yaşadığı maddi ve manevi yıkımın arasından Hitler'i yaratan Almanya ile Fransa, tekrar ölüm-kalım savaşı yaptı.
1945'te galip taraf olmasına rağmen Fransa'daki Almanya tedirginliği kolay sona ermedi. İki ülke birbirlerinin milyonlarca gencini öldürmüştü. Buna rağmen 1962'de Paris'te iki ülke Elysee Anlaşması diye bilinen anlaşmaya imza attılar. Bunun anlamı geriye dönük bütün "hesapların kapatılması" ve iki ülkenin bundan böyle her alanda yakın işbirliği yapmasıydı.
Avrupa istedi, başardı
Anlaşmanın 40'inci yıldönümü bu hafta kutlanacak. Bu anlaşma Avrupa'nın bir barış kıtası olmasını sağladı ve Avrupa Birliği'nin bir anlamda temeli oldu.
Yüz yıl önce bir avuç toprak parçası alabilmek için iki taraftan on binlerce insan ölüyordu. Bugün ise iki ülkenin arasında fiilen sınır bile kalmadı.
Yüz elli yıl sürekli savaşmış olan iki ülke, son savaşın üzerinden 17 yıl geçtikten sonra bütün öfkeleri geçmişte bırakmayı başardı.
Kıbrıs'a gelelim...
Yunanlı şahinlerin 1950'li ve 60'lı yıllarda yarattıkları sorunlar yüzünden çok kan döküldü ve olaylar 1974 Kıbrıs Barış Harekâtına kadar uzandı.
30 yıl sonra bütün uluslararası toplum ve kurumlar "Artık bu işi çözün" diyor. Çünkü Avrupa'nın içinde askeri boyutları olan tek sorun Kıbrıs'tır.
Denktaş'tan istenen ne?
Kıbrıs Türk toplumunun içinde aynı yönde görüşleri olanları kasteden Rauf Denktaş ise "Hançerlendim" diyor, Denktaş'ın en büyük demagojisi de "Annan planını bu haliyle imzalamam" sözüdür. Hiç kimse Denktaş'a "bu haliyle imzala" demiyor; "otur, pazarlık et, Rum tarafının oyunlarını boşa çıkar, teşhir et, Türk toplumu için güvenceleri al, ama sonunda uzlaş" diyor.
Kıbrıs Rum tarafı siyasi, diplomatik ve ekonomik açılardan Türk tarafına göre çok fazla mesafe almış durumdadır. 30 yıldır Türk toplumunun başında Rauf Denktaş vardır. Bu 30 yıl boyunca Rum tarafı her bakımdan ilerlemiştir. Denktaş hâlâ bunu gizlemeye, Kıbrıs Türk toplumunun yeterince ilerlememiş olmasının sorumluluğundan kurtulmaya çalışmaktadır.
Kim kimi, ne için?..
Denktaş farklı görüşlerin olmadığı, her farklı sesin "milli davaya ihanet" diye susturulduğu bir ortamda siyaset yapmıştır. 30 yıldır bu rahatlığı yaşamıştır ve ilk kez farklı düşüncelerle karşılaşınca "hançerlendim" demektedir.
Kıbrıs Türk toplumu artık Rauf Denktaş'ın "dikensiz gül bahçesi" değildir. İnsanlar "30 yıldır ne yaptın?" diye sorabilmektedir. O zaman da "asıl kim kimi, ne için hançerlemiş" sorusu da sorulacaktır.
Hançer
Dünyanın en geri yörelerindeki bitmez tükenmez kabile çatışmaları dışında, en eski ve en uzun yaşanan uluslararası sorun olarak bir tek Kıbrıs kalmıştır.
Haberin Devamı

