Haberin Devamı
Başlıktaki Deyimi dün Dışişleri Bakanı Davutoğlu kullandı. Kastettiği Suriye’deki Esad yönetimiydi. Batı dünyası ile birlikte Ankara da “halkıyla barışık olmayan” Esad yönetiminin çekilmesi ve demokrasiye geçilmesi için baskı yapıyor.
Suriye’deki demokrasi eksikliği, tıpkı Tunus, Mısır, Libya gibi, bir iç sorun, bu ülke halklarının kendilerinin çözeceği bir sorun olarak görülmüyor. Bu ülkelerdeki halkların “demokrasi talebi” uluslararası bir sorun olmuştur.
Bu ülkelerin baskı altındaki yöneticileri de aynı şeyi söylemiştir, söylemektedir: “Dış güçler tarafından yönlendirilen bir terörist harekete karşı mücadele ediyoruz, bu bizim iç meselemizdir.”
Hiçbir yönetimin “halkıyla küs olma” hakkı yok.
Halkın ise, her vatandaşın tek tek ve toplu halde yönetimi eleştirme, kıyasıya eleştirme ve her şeyi talep etme hakkı var. Gelişmiş dünyanın geldiği demokrasi anlayışında ayrıca her halkın sıkıntısı artık bütün dünyanın sıkıntısı olarak kabul ediliyor.
Ankara, yüz yıllık Kürt meselesini çözememiştir ve halkının bir bölümüyle barışık değildir. Bu durumun devamında da ciddi bir ihtimal olarak bu meselenin de “dünyanın meselesi” olarak ele alınması vardır.
“Yüz yıldır çözemediniz, hâlâ kan akıyor, insanlarınız acı çekiyor, bu meseleyi artık biz ele alıyoruz...” Bu cümle söylendiği gün Türkiye’nin Kürt sorunu uluslararası bir sorun olur ve Türkiye “nizam verilmesi gereken” ülkeler arasına girer.
Herhalde Ankara sınır ötesi askeri operasyonlar için karar alırken, bütün bunların sorunun uluslararası nitelik kazanmasını isteyenler tarafından dayanak olarak kullanılacağını da hesaba katmaktadır.
Eğer ülkeyi yönetenler halklarıyla barışıksa, o ülkenin halkı da kendi iç anlaşmazlıklarına, sorunlarına başkasının karışmasını istemez.
Başkaları karıştıkça, yeni güvensizlik alanları ortaya çıkabilir. Davutoğlu’nun Esad’a söylediğinin bize tekrar söylenmesinden herhalde aklı başında hiç kimse memnun olmayacaktır.
Kitap farkı
Bakanlar Kurulu yurt dışından posta ya da kargo ile gelen eşyalar için gümrük muafiyet sınırını 75 euro’ya indirdi.
Bu, yurt dışından kitap getirtenler için oldukça kötü bir haber. Muafiyete girsin diye kitapları tek tek ısmarlarsanız ulaştırma masrafı yükselecek, iki ya da üç kitap birlikte getirtirseniz gümrük ödeyeceksiniz.
Bu kararla ne kadar gelir sağlanması öngörülmüştür bilemeyiz, ama kararı alanların kitaba farklı muamele yapmayı düşünmemiş olmaları makul değil.

