AKP, cumhurbaşkanı seçimindeki başarısızlığını fazla ağır yaşıyor. Buna karşılık bulduğu bir “rövanş alma” yöntemi var. O da “halka sormak”.
AKP her şeyi halka sorma peşine düştü. Anayasa değişiklikleri de cumhurbaşkanı beklenmeden halka sorulacak, diğer anayasa değişiklikleri de halka sorulacak. Zaten önümüzde genel seçimler var, yine halka sorulacak.
Her şeyi halka sormak, bunu isteyenin kendisine fazla güvendiği anlamına gelir.
Ancak bu topyekûn halka sorma faaliyetine girişenlerin önce kendilerine sormaları gereken bazı sorular var.
Birincisi şu: Halk her şeyin kendisine sorulmasını istiyor mu istemiyor mu?
İkinci soru şu: Halka bir şey sormak için önce halkın tam olarak bilgilendirilmesi gerekiyor. Şu ana kadar halk bu anayasa değişiklikleri hakkında yeterince bilgi sahibi oldu mu?
Üçüncü soru da şu: Halk bazen kendisine sorulan soruya değil, oylarıyla başka bir şeye cevap verir, başka bir şey söyler. AKP bunun farkında mı?
Türkiye’de üç kez halka soruldu.
Bunlardan birincisi 1961 Anayasası oylamasıydı. Halk yüzde 60 dolayında “evet” dedi. Askeri yönetim döneminden henüz çıkılıyordu.
İkinci büyük halkoylaması 1982’de yapıldı. Askeri yönetim halka hem 1982 Anayasası’nı sordu hem de devlet başkanı Kenan Evren’in cumhurbaşkanlığının onaylanması istendi. Karşı propaganda yapmak, görüş bildirmek yasaktı. Halk Anayasa’ya ve Orgeneral Evren’in cumhurbaşkanlığına yüzde 92 oranında “evet” dedi.
İki halkoylaması da özel koşullar içinde, en açık deyimiyle Silahlı Kuvvetler’in denetiminde yapılmış oylamalardı. Bu oylamalara gerçek halk iradesinin ne ölçüde yansıdığı hiçbir zaman bilinemeyecek.
Turgut Özal da kendini en güçlü hissettiği dönemde bir halk oylamasına gitti. Onun sorduğu, askeri yönetimin siyaset yapmasını yasakladığı eski siyasilere bu haklarının tekrar verilip verilmemesiydi. Özal ve kadrosu ortaya çıktı, “hayır” diye bağırdı. Sonuç onlar için hüsran oldu, çünkü halk yüzde 51 ile eski siyasilere haklarının geri verilmesini istedi. Özal bu oylama sırasında kendi halk desteğinin en yüksek düzeyde olduğunu düşünüyor, halkın kendisinin istediğini yapacağına fazlasıyla güveniyordu.
AKP ve Tayyip Erdoğan bu eski halkoylamalarını iyi okumalı, iyi yorumlamalı. Halk bazen gönlünden geçen şekilde oy kullanır, bazen gönlünden geçmeyen yönde ve pratik nedenlerle oy kullanır; bazen de “neden bana soruyorsun” diye oy kullanır.
AKP, cumhurbaşkanı seçilemeyince iyi planlanmış adımlar atmak yerine genel bir “halka soralım” ruhuyla koşup duruyor. Ama bu yaptıklarını ve ne yapmak istediğini halka anlatmış, anlatabilmiş değil. Eğer “gözlerime bakın ne dediğimi anlarsınız” tavrıyla halk desteği sağlayabileceğini sanıyorsa da fena halde yanılıyor.

