Halka açıklamak zorundasınız

Haberin Devamı

Ankara çok siyasi kriz yaşadı, ama böylesi ilk kez görülüyor. Mesele birkaç satırlık, fazla bir anlam ifade etmeyen açıklamalarla geçiştirilebilir türden bir mesele değildir.

Başbakan Yardımcısı Arınç’ın sokağında bir otomobilin içinde bir albay ile bir binbaşı “yakalanır.” Bu iki subayın Arınç’a “suikast hazırlığı” içinde oldukları bilgisi yayılır. Subaylar gözaltına alınmaz, salınır. Genelkurmay bu iki subayın başka bir izleme göreviyle ilgili olarak orada bulunduklarını bildirir.

Olay bu kadarla kalsaydı, belki bir yanlış anlamadan, aşırı hassasiyetten söz edilir, kapatılırdı. Ancak siyasilerden gelen açıklamalar bu iki subayın, başka bir subayı izlemenin ötesindeki bir “konumda” olduklarına ilişkin ciddi kuşkular bulunduğu yönündeydi.

Önceki gece, Genelkurmay’ın Seferberlik Tetkik Kurulu Ankara Bölge Başkanlığı’nı savcıların kalabalık bir polis grubuyla “basması” şu ana kadar açıklananın çok ötesinde bir durumla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.

***


Seferberlik Tetkik Kurulu, eski adıyla Özel Harp Dairesi, yıllardır değişik tartışmalara konu olmuş bir askeri birimdir. 6-7 Eylül olaylarında bu birimin etkili olduğu iddiaları da ortaya atılmış, 12 Eylül 1980 öncesinin kargaşa ortamında yine bu birimin adı anılmış, o dönemde Başbakan olduğu sırada Bülent Ecevit iddialarla ilgili araştırma girişiminde bulunmuş, ancak görevden ayrılmasıyla birlikte konu kapanmıştır.

Sonuçta Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı’nın, Genelkurmay’ın “hassas” dairelerinden biri olduğu biliniyor. Arınç’ın evinin sokağında “yakalanan” iki subayın da bu dairede görevli oldukları açıklanmıştı.

Eğer Genelkurmay açıklamasında yer aldığı üzere, bu iki subayın dışarıya bilgi sızdırdığından kuşkulanılan bir başka subayı izledikleri doğruysa, Dairede savcı ve polislerin arama yapması için bir neden olmamalıdır. Ama yapıldı.

Böyle bir arama yapılabilmesi için mahkeme kararı gerektiğine göre demek ki savcıların elinde mahkeme kararı da bulunuyor.

Mahkemelerin böyle bir arama kararını; Genelkurmay’ın “hassas” bir dairesinin sivil savcılar tarafından aranması kararını almaları için ortada çok ciddi iddialar bulunması gerekir.

Sadece bulunması da değil, bu iddiaların ciddiye alınması gerektiği kanaatinin de oluşması gerekir.

***


Olaylar çok ciddidir ve dün Başbakan ile Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı’nın görüşmesinden sonra yapılan açıklamayla yetinmek mümkün değildir. Genelkurmay Başkanlığı Başbakan’a bağlıdır. Ve Başbakan halkı aydınlatmak, baskının gerekçesini anlatmak zorundadır.

Bu baskın için ciddi gerekçelerin var olup olmadığını bilmek bütün vatandaşların hakkıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR