Komplo teorilerine olan merakımız en olmadık anlarda ortaya çıkıyor. Görüşü farklı olan bir kişinin söylediklerini anlamaya çalışmak yerine "bunu neden söylüyor, arkasında ne var" diye düşünmek bu yaygın hastalığın en yaygın göstergesidir.
Dışişleri Bakanı Gül de son beyanlarıyla bu hastalıkla malul olanlar arasına katıldı. Olay Hamas heyetinin gezisiyle ilgili olarak basında çıkan haber ve yorumlara dayanıyor.
Dışişleri Bakanı, geziyle ilgili olumsuz görüş belirtenleri kastederek "Türk basınının gizli servislerin ve diplomatların manipülasyonuna açık olduğunu" söyledi.
Buradaki Türk basını deyimini açıklığa kavuşturmak gerekiyor. Türkiye'de her gün "ulusal" nitelikte 36 gazete yayınlanıyor. Bunların her biri, her gün 10 bin ile 600 bin arasında satış yapıyor. Yaklaşık 600 sayfalık bir günlük gazete üretimi her gün 5 milyon alıcıya, yaklaşık 15 milyon okuyucuya ulaşıyor.
* Bakan'ın "Türk basını" kapsamına, AKP hükümetine yakın olan ve aşırı derecede "paralel" yayın yapan gazeteleri almadığını düşünebiliriz.
Dolayısıyla da Abdullah Gül'ün "yabancı güçlerin manipülasyonuna gelmekle" suçladığı basın olarak ortada sadece bu geziyi eleştirenler kalıyor.
"Farklı düşünen haindir!"
Bakan'a şunu da sormak gerekir:
Acaba bu geziyi destekleyenler de Ortadoğu'daki radikal İslamcı hareket ve örgütlerin manipülasyonuna gelmiş olamazlar mı?
* Çevrede "hain" aramak, "komplo" aramak her zaman kendilerini başarısız hisseden siyasilerin psikolojik sığınağı olmuştur. Olmaya da devam ediyor.
Bu siyasilere göre kendilerinin başarısızlığı asla söz konusu olamaz, onların başarısızlığının nedeni her zaman birilerinin ihanetidir, birilerinin komplo kurmasıdır.
* Dışişleri Bakanı Gül, bundan önceki siyasi hayatında daha farklı bir siyasi portre çizmiş, AKP'nin ilk döneminde de dışarıya güven verebilen bir figür olmuştu.
Ancak Gül de son haftadaki sözleriyle "klasik" ve "olağan" bir politikacı görüntüsü vermeye başladı.
Farklı görüşü olanların hain olması gerekmediğini Türk siyasiler anlamamaya devam veya anlamakta ısrar ediyor.
Farklı görüşle ne anlatılmak istendiğini düşünmek yerine, "arkasında ne var" sorusu siyasinin kafasında öne çıktığı sürece gidiş bellidir, gelecekte neler olabileceği de bellidir.
Hain aramak
Komplo teorilerine olan merakımız en olmadık anlarda ortaya çıkıyor. Görüşü farklı olan bir kişinin söylediklerini anlamaya çalışmak yerine "bunu neden söylüyor, arkasında ne var" diye düşünmek bu yaygın hastalığın en yaygın göstergesidir
Haberin Devamı

