Ana muhalefet partisi CHP kongresini bu hafta içinde yapacak. Kongreler genellikle hafta sonu yapılır. Bunun nedeni, delegelerin işlerini aksatmadan gelebilmeleri, zamanı kullanmada rahatlığa sahip olabilmeleridir. CHP'nin kongresini hafta içinde yapmasının gerekçesi ne olursa olsun, görünen durum "enerji yokluğu" dur. Enerji yokluğu, fikir yokluğundan kaynaklanır ve CHP uzun süredir bu dertten mustariptir. Ve bu dert kalıcı bir hastalığa dönüşmek üzeredir, belki de dönüşmüştür... Bir önceki seçimde, 1999'da halk CHP'yi barajın altında bırakarak Meclis'e sokmadı. 2002 seçiminde ise CHP'nin yaktığı bazı ışıklar yine bir kesimi heyecanlandırdı. Yakılan ışıklar, başta Kemal Derviş, farklı görünen bazı yeni isimlerin CHP saflarına katılmış olmasıydı. 1999'da CHP'ye oy vermeyen, buna karşılık 2002'de verenler herhalde Deniz Baykal'ın politikalarını "anladıkları" için oy vermediler. Çok açıktır ki küçük de olsa bir "değişim umudu" na oy verdiler. CHP yönetiminin ne fikir düzeyinde, ne örgütlenme düzeyinde, ne politika üretme düzeyinde ne de enerji düzeyinde bu beklentiyi karşıladığı da ortadadır. Türkiye'deki asıl büyük sıkıntıyı yaratan da budur: Türk demokrasisi solu tüketilmiş, devre dışı bırakılmış bir demokrasidir. Bunun gerekçesini CHP kadroları ve yöneticileri başkalarında arıyor olsalar da bulamazlar, önce kendilerine bakmaları gerekir.
Dünyada sosyal demokrasi uzun süredir kendisini yenileme çabaları içinde. Tartışıyor, yeni fikirler üretmeye çalışıyor. Sosyal demokrat partiler bütün Batı'da ya iktidardadır ya da birinci ve etkili iktidar alternatifidir.
Herkes rahat!..
Türkiye'de geleneksel "sol" oyların hep yüzde 30-35 olduğu söylenir. Bunun yarısını bile alamayan bir partinin iktidar alternatifi olması mümkün değildir. CHP'nin dışa vuran yüzünde bile böyle bir siyasi hırs okunmamaktadır. Birileri milletvekili olmuştur, medyada görünmektedir, TV'lerde yayımlanan basın toplantılarında konuşmaktadır. Herkes rahattır. Önlerinde dört sene vardır, "sonrası Allah kerim" derler ve bu şekilde "enerjisiz" durmaya devam ederler. Hiçbir temel konuda fikir üretemeyen, yeni politikaları gündeme getirip tartışmayan ve tartıştırmayan bir parti iktidar alternatifi ya da ana muhalefet partisi olamaz, sadece kendisinin öyle olduğunu zanneder. CHP uzun süredir idare-i maslahat etmeyi, durumu böyle idare etmeyi seçmiştir. Bu kongrede de daha farklı bir görüntü verebileceğine ilişkin herhangi bir belirti yoktur. Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu, Cumhuriyeti kuran partinin, Cumhuriyetin 80'inci yılı arifesinde böyle bir kongre yapması da tarihin kötü oyunlarından biri olsa gerek.
Hafta içi CHP
Ana muhalefet partisi CHP kongresini bu hafta içinde yapacak. Kongreler genellikle hafta sonu yapılır
Haberin Devamı

